SİNO BADTİVİRA'nun KEHANETLERİ
NESRİN ŞAMANOV'dan KEHANETLER
ÇİÇİ ENİKU'DAN 2020'ye KADAR KEHANETLER
YAMYAMLIK
YENİ DÜNYA BÜYÜCÜLERİNDE YAMYAMLIK
SİNO BADTİVİRA'nun KEHANETLERİ
Milenyumdan 35 sonra bir, parça taş bulunur ÇAT'ta
Azınlıktır önceleri, Wayoming'te çelik başka
Sinesinde hissedecek ayağı dizden kırık
O'yum diyecek, O'yum düşen gemide
Newzellandalı at ayağında bir mıh
Abraham julita dersem anlar peter sessizce
Ne olacak gökyüzü çimritnaktun'dan önce
Lalenin şifresini satan adama da arama
Aya giden 6'da gelmez asla 24'te
Milenyumdan 4 sonra Yemen'de tablo ara
Arinze'den Martini'ye sırtında bir ben olan
Zehirlemez opus-dei cizvitler'de volkan var.
EDİTÖRÜN NOTU: Kahin SİNO BADTİVİRA'nın milenyum üzerine kehanetleri 4 bölümdür.
Bu kehanetleri iyi anlıyabilmeniz için yukarıdaki şiirin şifresini çözmeniz
size yardımcı olacaktır. Mesela; peter = kaya, çimri = kimyasal bir alaşımdır.
Sayfa Başı
Nesrin ŞAMANOV'dan kehanetler;
Pompei'den az farklı kurulunca o yerde, ökse otu yanacak o kadının göğsünde
Kaddafi'den sonraki limanda büyük deprem, Japonya'da ada var dibinde kurşunlu
mahzen
Doğacak mı o çocuk yeryüzünün dışında sekizinde olacak kal em diyecekler ona
Büyük merkez uçunca enigma birden durur ardından duruidler kuklasıyla gelecek
Yağmurlu bir bayramda çıkar kabe'de isyan oradan kovulacak şeytanın uşakları
Bir dili pepe olan kandırır paraları ardından gelecek doğunun tüm gazabı
Değiştirecek ismini Çin denilen o devlet Tanrı Dağlarında kurulur hakimiyet
Yeni bir taş bulunur filozof değil ama hayat verir sanılır
Yahudi'nin malını tekrar alır almanlar
Polonya'da hizmetçi bir çocuk doğurur ardına milyonlar yığılır
Dünyanın başkanı gösteride vurulur stadyumda panikte sporcular yanıyor
Gökyüzü kapatacak durmaz tam dört yıl yağmur hayvaları keserler sonra birbirlerini
Bir Makedonlu dur diyecek İzlanda'ya geçince Hindistan bölünecek.
Sayfa Başı
Çiçi ENİKU'DAN 2020'ye kadar kehanetler
Bölüm I
Hindistan'da suikast olur ise şaşmayın
Peşinden Pekin'de kan olunca kaçmayın
İlki küçük önemsiz aşağıdan gelir darbe
Ötekisi yüzünden hesap verir Sidney'de
Bir eğlence yerine denizden gelir ateş
Kaçınca yağmur yağmur
Karnaval olur kazan
Bundan iki sonraki büyük yangından sonra
Yesrib'i su basacak
Anlaşılan yepyeni bir kral atanacak
Nurun oğluna Çerkezler hesap sorar
Karışır bütün Golan, çiftlik sınırı geçer
Banyoda bulununca küçük tırnağı kırık
Mora'da bulunacak yepyeni bir hastalık
Şaşırınca fasıklar kuyruğunu ısırır yılan
Tunçderili geliyor artık ona hazırlan
Hafif kırma bir melez
Der ki dişlideki ben o'yum
Eyaletler bağlanır kutsal kan boş bir kase
Bölünecek ikibuçuk omuzu üç yerden kırık
Çok yağmur yağar hem çok
Güneş gözükmez olur
Tuna taşınca hepten Meksika sefil olur
Almanya'dan biri der kafası arkadan kel
Haydi şimdi başlayın şemsiyedir simgesi
Yeni merkez adada boğulunca parada
Kızları ve tek bir oğlu acı yapmaz içine
Sayfa Başı
YAMYAMLIK
Yamyamlık, Arap toplumlarında da vardı. Misal olarak, Muaviye'nin annesi Hind
harpte şehit olan müslümanların burun ve kulaklarını kestirerek boynuna uzun
bir kolye yapmıştı. Yine Uhud Harbi'nde şehid edilen bir veya birkaç kişinin
(Hz. Hamza) Vahşi isimli bir köle vasıtasıyla göğsünü açtırmış kalbinden bir
parçayı ve ciğerini çiğ olarak yemişti.
İklimlerin ve koşulların değişik olması yamyamlık geleneğini engellememiştir.
Yine bir başka kıtada eskimolarda bile yamyamlık vardı. Yazılı olmayan yasalarına
göre aç kaldıklarında ve uzun süre gıda bulamadıklarında köpeklerinden evvel
çocuklarını keserek yerlerdi. Bu günkü şartlara göre çok garip gelebilir ama
eskimo inancına göre çocuklarını keserek yemek bazen de yaşlı anne ve babalarını
yemek bir gelenekti. İşin en ilginç yanı ise bu toplumun yamyamlığı doğal karşılamasıydı.
Mesela çocuklar kendi boyunlarına ip bağlayıp öldürülüp yenmeleri için anne
ve babalarının önlerine kendi istekleriyle otururlardı. Annelerine ay şeklindeki
bıçağı getirirlerdi. Yaşlılar ise geri kalanların kurtuluşu için en iyi çarenin
bu olduğuna evlatlarını iknaya çalışırlardı.
Açlık dayanılmaz bir hal alınca kurban öldürülür fakat kafa, kalp ve
ciğerine asla dokunulmazdı.
Avrupalı denizciler ve kürk avcıları soğuk denizlere açıldıklarında
uzun yolculuklar yaparlardı. Bu seferler esnasında (İskorpit hastalığına da
tutulurlar) bir de gemileri buza saplanınca (17. ve 18. yy.) mürettebatları
tüm gıdayı buzlar çözülünceye kadar idare edememişlerse önce ölen denizcileri
yerler daha sonra zayıfları öldürüp yemeye devam ederlerdi. Yamyamlığı pek
çok kere tatbik etmişlerdi.
Haçlı seferleri sırasında da özellikle Franklar ve Almanlar, Müslüman
eti yemeyi adet haline getirmişlerdi. O sırada sözde din savaşçılarını örgütleyen
kilise yamyamlığı görmezden geliyordu.
Yine bir başka kıtada ise durum farklı değildi. Ekvator ve Bolivya
And'larında bulunan Kaçibo Kızılderilileri de yamyamlık yaparlardı. Fakat bunların
mantığı diğerlerinden farklıydı. Kaçibolar'a göre ölü etinin mezarda çürümesi,
böcekler ve diğer hayvanlar tarafından yenilmesinden ise sevenleri ve dostları
tarafından yenilmesi daha doğruydu. Bu kızılderililerde taze ölü yeme adeti
vardı. Yine Bora Boralılar yılda bir kere Tahiti'ye saldırırlar ve büyük bir
kıyım yaparlardı. İşin ilginç yanı Bora Boralılar Tahiti'li gençlerin etlerinin
lezzetini beyazlardan öğrenmişlerdi. Denizci Kaptan Cook Havai'li yerliler
tarafından yendiği gibi, illimunati çemberinin göbeğinde yer alan meşhur bir
ailenin evladı ise Nakima'lar tarafından yenmişti.
Kimi topluluklarda ise yamyamlık özel törenler ve ritüeller için yapılıyordu.
Cadılarda bebek yamyamlığı, Zumnularda cinsel organ yamyamlığı, Vandallarda
(Vandal Krallığı değil) göz yamyamlığı mevcuttu.
SÜLEYMAN EYÜP
ÖNEMLİ NOT:
Yukarıda kısaca değişik topluluklarda yamyamlığı anlatmaya çalıştık. Fakat
bu yazının devamında gizli ilimlerde büyü ve şeytana tapınmada yamyamlık anlatılacaktır.
Toplam 13 bölümden oluşmaktadır. Yazarın isteği üzerine 52 günde bir yazılacaktır.
Birinci bölüm 6 Haziran'da yayınlanacaktır.
Sayfa Başı
YENİ DÜNYA BÜYÜCÜLERİNDE YAMYAMLIK
Onlar kafalarına uzun huni şeklinde külahlar takarlardı. Onlar sağ baş parmaklarını
çolak ederlerdi. Onlar erkekliklerini ilk rüyadan sonra keserlerdi. Ve baş
büyücüye MANÇE derlerdi. Tekerleğin ve atın olmadığı bu dünyada
MANÇE'ler yani o büyünün büyük üstadları, şeytanın çocukları yamyamlık yapardı.
Onlar en güçlüyü seçerlerdi. Yalnız en güçlüyü seçmekle kalmaz en şanslı olanı
da ararlardı. Savaşta biz buna av da diyebiliriz, oklarla yaralanmayanlar en
şanslılardı. Savaşları iki Turay (kahin avcı) ve bir Mançe takip ederdi.
Kurbanı tespit ettikten sonra onun yaralanmadan (kanı akmadan) yakalanmasına
özen gösterilirdi. Daha sonra bu esir veya esirler Yürüyen Yılanın Tapınağında,
Güneşin Mabedindeki törene hazırlanılırdı. Esire (kurban) ilk 9 gün hiç gün
ışığı gösterilmezdi. Ve özel karışımlı (si..ad.). içirilirdi. 9. günün bitiminde
güneşi görürlerdi. 25. güne kadar seçilen yiyecekler yedirilir ve kimyasal
karışımlar içirilirdi. 25. günden sonraki 4 gün sadece sıvı karışımı verilir
ve 29. gün eğer gökte güneş varsa tapınağın üstündeki sunakta gölgenin boyu
eşit olduğu an ayaklarından (ayakları otlu sıvıya değecek şekilde) katlanarak
sırt üstü sunağa yatırılır ve bir hamlede MANÇE kalbini çıkarırdı. O kadar
ustaydı ki kalp elinde bile atmaya devam ederdi. Kan sunağa akıtılır kurbanın
daha önce içmiş olduğu özel kimyasal sıvı ile karıştırılıp ense köküne yakın
iki taraftan alınan et parçaları ile birlikte gırtlak ve dilden parçalar bu
sıvının içine konulup, güneş batıncaya kadar bekletilir ve Mançe tarafından
yenilirdi. Ve bu işlemi sadece baş rahip yapardı (halifeleri de –turaylar-
yapabilirdi).
Bilgelerin öldürülmesi ve yamyamlığı daha farklı olurdu. Kafataslarının içine
bilge kurbanın kalbinin sol tarafının parçasıyla ense kökünün parçalarını koyarlardı.
Daha sonra beyni ile birlikte ezip lapa haline getirir ve Mançe bunu çorba
gibi içerdi. Ve rüzgara, yağmura hükmederdi. Dokunduğunu öldürür, dokunduğunu
iyileştirirdi. Büyük blok taşların yerlerini değiştirir, onları üst üste koydururdu.
Sesle …………. ları da yapabilirdi. Bu bozguncu ve kan dökücüler kendi kanlarında
boğdular. Dikkat edilmesi gereken bir husus da şudur, yamyamlıkla bayramlarda,
müsabakalarda ve felaketleri savmak için yapılan insan kurbanları karıştırılmamalıdır.
Yukarda bahsettiğim olay sadece Magic güç elde etmek, bu gücü daha da çoğaltmak,
cinlerle daha iyi bedelleşmek için yapılan bir törendir. İspanyollar gelmeden
çok önce yok oldular (yeni dünyada onlardan çok daha önceki büyücülerin ise
başına göktaşı düştü.)
Yine kendilerine tanrıların gücünü cinlerin enerjisini kazanmak isteyen mason
üstü bazı gruplarda da yamyamlık mevcuttur. Golden Dawn'da da yamyamlık görülmüştür.
Fakat sadece Ipsissimus'ları yani iki kişi bunu denedi. Bu mason üstü tarikat
ilk başlarda (Kont Cagliostro gibi) güce ve gizeme sahip olmak için ……. yemeğe
ihtiyaç duydular.
SÜLEYMAN EYYÜP
Not: Bir sonraki yazı GoldEn Dawn'da Yamyamlık ve 11. derecenin
sırrı.
Not: Yazar yine sohbet esnasında çok ayrıntılı törenden
bahsetmiştir. Etik değerlere yakışmayan bu tören şeklini, beyin, ciğer, kalp
ve bağırsak okumayı yazarın izniyle yayınlamadık. Bu yazının ikici bölümünde
şu an yeryüzünde var olan bir takım gizli ve sapık tarikatların yamyamlık tarzlarını
ve yöntemlerini yayınlayacağız, ALLAH yardımcımız olsun.
Ayeti Kerime Meali:
“Şunlar size HARAM kılınmıştır: Boğazlanmayarak ölmüş hayvanın eti, kan,
domuz eti, ALLAH'tan başkası adına boğazlananlar, bir de boğulmuş yahut vurulmuş
yahut yuvarlanmış yahut süsülmüş yahut canavar yırtmış olup da canı üzerindeyken
kesemedikleriniz, dikili adak taşları üzerinde boğazlanan hayvanlar, fal
oklarıyla kısmet paylaşmanız…Bütün bunlar birer fısk tır,
yoldan çıkıştır. Küfre batmış olanlar bugün dininizden ümitlerini kestiler.
Artık onlardan korkmayın, benden korkun. Bugün sizin için dininizi kemale
erdirdim, üzerinizdeki nimetimi tamamladım ve sizin için din olarak İslam 'ı/ALLAH'a
teslim olmayı seçtim. Şu da var ki, her kim ciddi bir açlıkla yeryüzüne gelir
de günaha kaçmak maksadı olmaksızın onlardan yemek zorunda kalırsa, elbette
ALLAH Gafur ve Rahim 'dir. (MAİDE - 3)”
Büyük şeytanla temasa geçip ondan güç almak esasında bu delilerin aradığı
kadar zor bir şey de değildir.
Ama Okültik, hermetik, putperest ve ekzoterik inanç içinde kaybolan bu insanlar
sonunda şeytanları ile buluştular. İşin hiç unutulmaması gereken bir vardıysa
son kademeye gelmek için şeytanın kendinden üstün olan topraktan olan birini
yok ettirmesi ve onun ruhunu ele geçirmeye kalkışması vardır.
Bu sapık mason üstü tarikat ilk başlarda (Kont cagliostro gibi) güce ve gizeme
sahip olmak için mumya yemeye ihtiyaç duydu. Çünkü mumyaların içinde hem ölü
hem de bilgelerin karışımları vardı. Bugün için inanması çok güç gelebilir
ama Avrupa'da bir dönem özellikle Fransa'da mumyalar kilo ile satılır ve hatta
hastalıkları iyi edeceği söylenirdi bugün Mısır'da mumya kalmamasının altındaki
neden bu sapık inançtır. ( daha sonra gül haç derneğini faaliyetlerine (annasiperengili
woddmanı westcotu materisi aleistercrowly peter cosimoyu dheophrastusbombastusvonhohenhim'i
stefan aikel'i ) anlatacağım bir sonraki konu isis tapınağındaki yamyamlık
ve 1888 1991 arası yamyamlık .
Sayfa Başı