Baş Yazı

  1. Türkeş Menderes'in İdamına Karşıydı
  2. Şehit Vezir Nizam-ül Mülk
  3. İlk Askeri Darbe
  4. Hıristiyan Teröristler
  5. Osmanlı'da Particilik
  6. Masonik Çevre, Çete Olmuş Bizi Yönetiyor ,Yeniçağ Gazetesi, 21.02.2007
  7. ÇEÇENİSTAN MİLLİ MARŞI VE ASLAN MASADOV'UN ÖLÜMÜ
  8. FARMASON MUSA EFENDİ
  9. HOŞGÖRÜCÜ FETHULLAH GÜLEN KINA YAKACAK MI (I)?
  10. HOŞGÖRÜCÜ FETHULLAH GÜLEN KINA YAKACAK MI (II)?

 


 

TÜRKEŞ MENDERES'İN İDAMINA KARŞIYDI

Büyük TÜRK MİLLETİ her zaman kendine yakışır evlatlar yani Aslan'lar yetiştirmiştir. Bu KOCA TÜRK, bu büyük insan şüphesiz Rahmetli ALPARSLAN TÜRKEŞ'tir.

Rahmetli TÜRKEŞ birtakım kendini bilmez, Dönme, Devşirme, Mason, Kominist, Satanist tarafından iftiraya maruz kalmıştır. Bu iftira “Merhum Adnan Menderes'in asılmasında rolü olduğudur”.

Oysa bu bir iftiradır. Büyük Başbuğ, KOCA TÜRK, ALPARSLAN TÜRKEŞ idamlara sonuna kadar karşı olduğu gibi o sırada kendisini yurtdışına süren, 13 Kasım hareketini yapanlarla da mücadele ediyordu.

ARTIK HİÇBİRŞEY GİZLİ KALMAYACAK!!!

İşte CEMAL GÜRSEL'E HİNDİSTAN'DAN yazdığı mektubun tam metni. İşte iftiraya TOKAT gibi gelecek bir belge.

“Orgeneralim,

Size asla yazmak niyetinde değil idim. Fakat bugün memleketin yüksek menfaatleri bakımından bazı hususların dikkatinize sunulması zaruri oldu. Şöyle ki:

Yüksek Adalet Divanı birkaç güne kadar eski iktidar mensupşarı hakkında hükmünü verecektir. Adaletin hükmüne müdahele etmemek ve daima hürmetkar bulunmak şarttır. Ancak, hükümlerin infazı yurtta mevcut durumun nezaketi göz önüne getirilince ayrıca incelenmeye değer görülmüştür.

Yüksek Adalet Divanı'nın vereceği cezalar içinde idam hükümleri mevcut bulunduğu takdirde bunların tadil edilerek hafifletilmek cihetine gidilmesi çok faydalı olacaktır. Çünkü:

a) İdam cezalarını infazı 13 Kasım'dan beri atılan çok hatalı adımlar dolayısı ile memlekette meydana gelmiş olan huzursuzluğu daha çok artıracaktır.

b) Ölüm cezalarının infazı, yurt dışında Milletimiz ve Devletimiz aleyhinde tepkilere yol açacaktır.

c) Ölüm cezalarının infazı halinde; Milletimizi bölen kin ve garaz duyguları şiddetlenecek ve 27 Mayıs'ın amacı olan Milli Birlik ruhunun geliştirilmesi güçleşecektir.

ç) Yukarıda sıralanan mahzurlarına karşılık, cezaların infazı ile memlekete sağlanacak hiçbir fayda yoktur.

Esasen siyasi suçlardan dolayı, ölüm cezaları verilmesi, bugünün insanlık duygularına uymamaktadır.

Buraya kadar sıralanan mütalaalara ilaveten, hukuk bakımından da şu hususların incelenmesi lüzumludur.

1) Yüksek Adalet Divanı'nın vereceği idam kararlarının nihai incelemesi, bununla ilgili kanunun yürürlüğe girdiği tarihte tek meşru yasama organı bulunan 27 MAYIS MİLLİ BİRLİK KOMİTESİ' ne ait idi.

2) Bugün ise, yasama organı yalnız başına 13 Kasım komitesi değil, Temsilciler Meclisi ile birlikte komiteden meydana gelen Kurucu Meclis'tir.

3) Türk Anayasasına göre, idam hükümlerinin nihai incelenmesi, yasama organlarına aittir. Şu halde, bugün Yüksek Divanın vereceği idam kararlarının yalnız 13 KASIM KOMİTESİ'nce incelenmesi hukuki ve meşru olamaz.

Aksi halde, millet ve tarih önünde sorumlu olacağınızı hatırlatırım.

Saygılarımla.”

Alparslan Türkeş 

Yeni Delhi – HİNDİSTAN

7 Eylül 1961

İşte sayın okuyucular: KOCA TÜRK ALPARSLAN TÜRKEŞ'in CEMAL GÜRSEL'e yazdığı belgenin orjinali. Zaten bu idamlar olduğunda Rahmetli TÜRKEŞ bırakın burada olmayı 13 Kasımcılar tarafından Hindistan'a sürgüne gönderilmişti.

Bu belgeyi Dönmeler, Devşirmeler, Masonlar, Koministler, Satanistler dönüp dönüp okusunlar.

“Güneş balçıkla sıvanmaz, sonra Takke düşer Kel görünüverir”.

Oya Alpan


 

ŞEHİT VEZİR NİZAM-ÜL MÜLK

 

Uluslar arası ilişkiler ve siyaset denince, akla ilk olarak bir büyük Türk'ün ismi gelir, tıpkı matemetik, astronomi, fen bilimlerin de olduğu gibi siyasete de Türkler damgalarını vurmuşlardır. Tüm zamanların en büyük siyasetçilerinden biri de tartışmasız, şehit vezir NİZAM-ÜL MÜLK tür. Aradan 1000 yıl geçmesine rağmen yazdığı zamanlar üstü kitabı, SİYASETNAME pek çok dünya diline çevrilmiş ve siyasetçilerin başucu kitabı olmaya devam etmiştir. Bugünkü sohbetimde size bu büyük Türk'ün padişahlara yani bugüne uyarlarsak parti liderlerine verdiği öğütlerin bir bölümünü anlatacağım;

Bakın büyük Türk ne demiş

 

PADİŞAHLARIN DEVLET İŞLERİNDE ALİMLERE DANIŞMALARI

( Parti Liderlerinin Kurmaylarına Danışmaları)

 

 

 

    İnşallah büyük Türk Nizam-ül Mülk'ün kemikleri sızlamıyordur.

 

Bugün devleti yönetenler, pazarlamacılara, işbirlikçilere, Bilderberglere, Siyonistlere, Peşmergelere danışıyor. Onların bit beyinli satılık kalemleri ile yol arkadaşlığı yapıyorlar

Yeter artık Söz Milletin

Türk Milleti Uyuma

Kurultay yapan, işi ehline veren özü Türk, sözü Türk olan aslan gibi liderlerin peşinden git. Memleketi satanistlere bırakma

DEVLET'ine sahip çık.

OYA ALPAN

 


HIRİSTİYAN TERÖRİSTLER

 

Artık canımıza tak etti. Bıçak kemiğe dayanmıştır. Danimarka, Almanya, İngiltere, İsrail, ABD, ve .. Dünya'nın neresinde bir Hıristiyan bir ülke varsa İslam'ın ulvi değerlerine karşı karalama kampanyaları başlatılıyor. Yeryüzündeki tek dine inanan yüce ahlaklı Müslümanlara hakaretler ediliyor. Yani apaçık dinimize küfür ediliyor. Birde buda yetmezmiş gibi hoşgörücü hokabazlar el etek öpüp, karı gibi ağlıyorlar. ( Ben kadın olmama rağmen bu zırlama sahnelerine dayanamıyorum.)

 

Üstüne üstlük CNN'den, BBC'ye ‘'Müslüman Teröristler, Müslümanlar Teröristtir, İslam Şiddet Dinidir, Muhammed Teröristtir'' gibi sapıkça sözler ediliyor. Ne yazıkki İslam Dünyasındaki hokabaz hocalar, boğazın yalıların çarpık bacaklı dilberleri çok kucak gezmiş Ankara'nın namlı karıları ve işbirlikçi pazarlamacı zevat, buna çanak tutuyor.

 

Yeter Artık Söz Milletin, Söz Belgelerin,

 

Bundan sonra tokat gibi belgelerle cevap vereceğim, sonu ölüm olsa bile.

 

İlk Hıristiyan Teröristler

 

 

Yukarıda gördüğünüz fotograf 125 seneliktir. Ve ilk Hıristiyan teröristlerin fotograflarını göstermektedir. Fotografı dikkatli incelediğinizde, bir sehpa ve üzerinde 2 kesik baş göreceksiniz. Bu kesik başlar, Sırp Hıristiyan teröristlerin boğazını keserek öldürdükleri Bulgar ve Yunan iki kişiye aittir. Sanki domuz, geyik avlamış da iftiharla poz vermişler, ne adi bir görüntü. Demek ki ortada bir teröristlik varsa Hıristiyanlar hiç kimseye birinciliği bırakmazlar. Ne yazıkki 200 yıl önce veya 300 yıl önce fotograf icat edilmemişti. Böylece Hıristiyanların bırakın Müslümanlara, bırakın Yahudilere, Hıristiyanın Hıristiyana yaptığı terörizmin resmini göremiyoruz.

 

Sanki Endülüs de Müslümanları ve Yahudileri uzaylılar kesti. Yada Polonya da veya Fransa'da, sırf başka mezhebe inanıyor diye milyonları, kim kesti. Bitmedi, Hıristiyan teröristler, Hıristiyan kaynaklara göre bile en az 600.000 kadını cadı diye ateşte yakmadı mı? Koskoca bir kıtada, Kızılderililerin nüfusunu öldüre öldüre 500 kişiye dedem mi düşürdü? 2 tane dünya savaşı çıkararak, dünyayı kan gölüne Müslümanlar mı çevirdi ?

 

Hayır, hayır, Müslüman öyle şey yapmaz,

 

Varsa belgeniz gösteriniz. Ben size ilk terörist Hıristiyanların fotografını gösteriyorum. Ne yazık ki, Hocalı da, Karabağ da Ermeni Hıristiyan teröristlerce şehit edilen masumların kesik başlarını, bebelerin, anaların başsız vücutlarını göstermeye yürek dayanmaz. Bu yazıları yazarken, ağladığımdan emin olunuz. Ama bu ağlama sevinç ağlamasıdır. Allahım onların gittikleri Cennet ne güzel yer, onun ağlamasıdır.

 

SON HIRİSTİYAN TERORİST

 

 

Yukarıda Gördüğünüz fotograftaki kişi, 35 kişinin katilidir, 12 kişiyi de ağır yaralamıştır.

 

 

Buradaki ince nokta şudur; bu genç, misyonerler tarafından Hıristiyanlaştırılmıştır. Sonra çeşitli vaadlerle geldiği ABD'nin Virginia Tech Üniversitesi 'nde ,cinnet geçirip, masum insanları öldürmüştür. Bu basit bir olay değildir. Eylemi gerçekleştirmeden önceki son görüntüleri, ruh halini yansıtmaktadır. Kendisine vaad edilen hiçbir şeyin gerçekleşmediğini kendisinin Amerika'da eşit olmadığını, sınıf farkı olduğunu ve buna benzer şeyleri ifade ederek katliam yapmıştır. Nitekim, Amerika Kore'ye ilk ayak bastığında Hıristiyan nüfus binde birlerle bile ifade edilemezken, bugün neredeyse Güney Kore nüfusunun %40'ı Hıristiyanlaşmıştır. Bu da bir psikolojik sendrom yaratmaktadır. Ülkemizde bile faliyet gösteren misyonerlerinde büyük kısmı Güney Kore'lidir.

 

Sözün Özü : Etki Tepkiyi Doğurur.

Hirıstiyan terörist ,Musevi terörist, Müslüman terörist olmaz

 

Bir Müslüman'nın gözünde, bir insanı öldürmek bütün insanlığı öldürmek gibidir. Katilde katilidir. Cinayeti, azgınlığı hiçbir sebep haklı gösteremez. Yukarıdaki fotograflardaki kişiler, ferdi suç işlemişlerdir. Biz Türkler, İslam'ı en iyi anlamış milletiz. Diyorum ki; teröristin , katilin, sapıklığın dini, milleti, ırkı olmaz. Yeter artık Müslümanları ve İslamı karalamayı bırakın. Bizde haddimizi aşarak sizi kırmışsak bu sadece tepkidendir. Herkes dinini yaymakta özgürdür. Öylede olmalıdır.

Şu cennet vatanda huzur içinde yaşayalım.

 

Din çatışması yaptırmak isteyenlere zemin hazırlamayın.

 

Dünya farklılıklar ile güzel

 

Oya ALPAN

 


 

  İLK ASKERİ DARBE

(Bu Belgeleri İlk Defa Yayınlıyorum)

 

Osmanlı'nın son dönemlerinde tartışmasız en güçlü kişi, ENVER PAŞA idi. İyisi ile, kötüsü ile Enver Paşa, bir döneme damgasını vurmuştur. Enver, aklıma her geldiğinde, Julius Sezar'ın o meşhur sözü aklıma gelir.

 

‘'Vay yenilenin Haline''

 

Sonuç itibarıyle, Enver Paşa'da yenildiği ve mağlup olduğu için kanaatimce, doğru anlaşılamamış olabilir. İşte ben size bugün, Osmanlı'da ilk darbeyi yapan, Enver Paşa'nın tebligatını yayınlıyorum.

 

 

Şimdi de bugünkü Türkçesini veriyorum

 

 

Kardeşlerim, yukarıda gördüğünüz belge orjinaldir. Ve ilk askeri darbenin belgesidir. Buradan nereye geleceğim; Türkiye Cumhuriyeti, 10- 15 yılda bir ya bir darbeye maruz kalıyor, yada muhtıra yiyiyor. Biz bunları hak etmiyoruz.

 

 

Enver Paşa, Babası Ahmet Bey, Kardeşi Nuri (Killigil)

 

Sizinde bildiğiniz gibi bu darbelerden de en çok milliyetçiler, vatanseverler etkileniyorlar. Sebebi her ne olursa olsun, bunlar iyi şeyler değil.

 

O halde böyle şeylere, zemin hazırlamamak için hepimize görevler düşüyor, memleket idaresine hırsıza, arsıza, işbirlikçiye, pazarlamacıya, peşmergeye, her türlü sataniste bırakmak istemiyorsan….

 

Ey Türk Gençliği

 

DEVLET'ine Sahip Çık

 

Oya ALPAN

 


OSMANLI'DA PARTİCİLİK

OSMANLI   İMPARATORLUĞUNU SAVAŞA GÖTÜRÜP PARÇALATAN

Bu satılmış 4 milletvekili, Osmanlı mebuslar meclisinde görev yapıyordu.

Bu hainleri sıra ile tanımak gerekirse

sol başta avukat EMANUEL KARASU, sağ başta Evronoszade RAHMİ (Aslan),

sol altta rum bulgar kırması YORGİ HONEOS,

sağ altta rum Selanik mebusu YORGAKİ ARTAS,

Bu dört vekili ortak noktası, İŞBİRLİKÇİ, PAZARLAMACI olmalarıydı.

Ecdadımız, gaflet uykusunda iken , şehit kanı ile sulanmış toprakları,

MEŞRUTİYET, HUKUKUN ÜSTÜNLÜĞÜ, İNSAN HAKLARI, İSTİBDAT

masalları ile bir güzel parçalattılar, böldüler.

Bir takım LİBOŞ yalakanın tıpkı bugün dediği gibi VER KURTUL- SAT KURTUL'un

gerçek fikir babaları bunlardır.

 

 

 

TÜRKİYE CUMHURİYETİNE ENKAZ BIRAKAN

Şüphesiz bu satanistlerden en meşhuru EMANUEL KARASU'dur .

1898' de Abdülhamit Han'a ; bugünkü İsrail topraklarını içine alan

Kudüs Sancağını yani Çiftlikat-ı Hümayun'lar dan bir bölümünü

Osmanlı Devleti bütçesi kadar altın karşılığında satın almak

veya 99 sene müddetle kiralamak (Yap-İşlet-Devret) için gelen şerefsiz şahsiyettir.

Şimdi sıkı durun, EMANUEL KARASU'nun soyundan gelenler, süt ve süt ürünlerinde

dünya markası oldular. 2000'li yıllara kadar Türkiye Pazarına giremediler. Sonra bir holding ile anlaşıp, piyasaya girdiler. Bilin bakalım bu marka nedir???

Cevap veriyorum; DANONE

Geçenlerde bu yogurt markasını çocuklarda GERİ ZEKALILIK yaptığına dair söylentiler dolaştı durdu.

O kadar etkili olmuş kisatışlarında %35 gerileme olmuş. Bu konuda yazı yazan herkese dava açacaklarmış.

Şahsi kanaatim şu dur ki; ''Yeryüzündeki hiçbir yogurt ve süt ürünü GERİ ZEKALILIK yapmaz.

Çünkü yogurdu da, peyniri de TÜRKLER bulmuştur. Türk Milleti, en zeki millettir.''

Ben mümkün olduğunca yogurdu kendim yapıyorum. ( Benim yogurt yiyişim de farklıdır. )

Mümkün olduğunca yerli malı kullanmaya gayret ediyorum.

Lütfen sizde milli ekonomi için böyle yapınız. Şimdi size gerçekten geri zekalılık yapan bir şey söyleyeceğim,

İŞBİRLİKÇİLİK ve VATAN PAZARLAMASI

ne yazıkki bunun da tedavisi yok.....

İTTİHAT VE TERAKKİ MASONLARININ GİZLİ YEMİN TÖRENİ YAPTIKLARI SALON

 

 

 

 

 

 

 

 

MİTHAT ŞÜKRÜ (BLEDA) SELANİK’TEKİ EVİ

 

Ne yazıkki; İmparatorluğu kurtaracaklarını zaneden birkaç aklı evvel İttihat ve Terakki cemiyetini kurdular. Düşmanla emperyelizmle, siyonizmle uğraşacaklarına son büyük TÜRK Devleti ile uğraştılar. ( Aralarında birkaç iyi adam da vardı.) Sonra masonik yeminler, törenler amaçlarına da ulaştılar. İSTİBDAT bitmişti. Onlara göre, ÖZGÜRLÜK degelmişti. Bazı saflara göre, HALKLAR KARDEŞTİ. Gözlerini siyah örtü ile bağlatıp Selanik, sokaklarında dolaştırıldılar. Sonra gözlerini resim de gördüğünüz evde açtılar.

Bu ev MİTHAT ŞÜKRÜ Bey ( BLEDA ) in, Selanik'teki evidir. Bu fotografı ilk defa yayınlıyorum.

Bu evin içinde bayraklı zemin üzerinde Kuran-ı Kerim vardı. 3 kere öpülüp başa götürülürdü.

Bir elde masanın üzerindeki silahı tutardı. Aradan 4 yıl geçti, bir kısmı bayrağı, bir daha görmemek

üzere, başka memleketlere kaçtılar.

Bir kısmı da TÜRK ASKERİNE arkadan silah çektiler, kendi devletlerini kurdular.

Onların yüzünden Adriyatik'tan , Yemen'e , Filistin'den, Çanakkale'ye ne güneşler battı. Yüzbinlerce Türk Aslanı, kefensiz yattı.

Onun için TÜRK MİLLETİ uyuma, Her partinin peşinden gitme,

DEVLET'ine sahip çık.

Oya ALPAN


Masonik çevre, çete olmuş bizi yönetiyor!


Araştırmacı Yazar Altındal: Petrol Yasası gibi kanunlar birilerinin yönlendirmesiyle çıkarılıyor. Türkiye'de Batı işbirlikçisi olanların neredeyse tamamı mason

Araştırmacı - yazar Aytunç Altındal,  başta petrol yasası, özelleştirme, toprak satışı gibi... Türkiye'nin birliği ve bütünlüğü açısından stratejik öneme sahip konularda çarpıcı değerledirmelerde bulundu. Yüksel Mutlu'nun sorularını cevaplayan Altındal,  Türkiye'nin yabancılara peşkeş çekilmesinin arkasında mason kökenli işbirlikçilerin olduğunu söyledi. Altındal, Masonların Türkiye'yi bölmek ve parçalamak için son zamanlarda yükselmekte olan Atatürk sevgisi ve Atatürk milliyetçiliğini küstahça hedef aldıklarını kaydetti.

* Son zamanlarda hızla çıkarılan yasaların altında yatan gerçek nedir?
Türkiye'de yasalar birilerinin yönlendirmesi ve  talepleriyle çıkarılmaktadır. Ancak bir gerçek vardır ki o da asla gözardı edilmemelidir. Türkiye'de özellikle 20. yüzyılın başından bu yana Batı işbirlikçisi olan kişilerin neredeyse tamamına yakını masondur. Bu bir rastlantı olamaz.  Bugünkü özelleştirme, petrol yasası , toprak satışları, maden arama ruhsatları hep  TÜSİAD ve TESEV çevresinde  sayıları bir hayli fazla olan bu işbirlikçi çevreler tarafından gerçekleştirilmektedir. İslamcı olduğunu söyleyen ve İslam dinini savunduğunu söyleyen AKP iktidarı da kimbilir kaç Mason danışmandan görüş alır? Özellikle kültür, sanat, edebiyat başta olmak üzere Türkiye'de bu masonik çevre bir çete gibi Türkiye'yi yönetmektedir.

* Geçtiğimiz gün  Atatürk'le ilgili bir açıklama yapan Masonlar, “Mustafa Kemal'in Mason olup olmadığı kesin olarak bilinmiyor” dedi. Bunun  amacı neydi? 
Milli duyguların yükselmeye başladığı bir dönemde, mason locaları hedef şaşırtmak ve kafa karıştırmak için özellikle bu tür açıklamalar yaparlar. Hiç kimse de bunlara kanmamalı ve söylediklerini de tartışma konusu yapmamalıdır. Atatürk adı kullanılarak  gündem değiştiriliyor. Üstelik bazı çevrelere de koz verilmiş oluyor. Amaçları son zamanlarda yükselen Atatürk sevgisinin önünü kesmek. Bu nedenle masonlar Türkiye'nin bekaası için hizmet etmemektedirler.     

* Atatürk bunları huzurundan kovmuştu...
Evet. Şimdi Türkiye'deki masonlara baktığımızda, bunlar  kelimenin tam tabiriyle dandik masonlardır. Bunlar işbirlikçidirler. Kendilerine ait hiç bir fikirleri yoktur. Masonluğun ne olduğunu bilmezler. Bu adamları Gazi Mustafa Kemal Paşa 'Tufeyli tayfası'olarak nitelendirip huzurundan kovarak, localarını  kapatmıştı. O nedenle bizim bu Mason palavralarına karnımız tok.

Akıl hocaları Fransız locası 
*  Türkiye Masonları  Fransız locasına bağlı yanılmıyorsam...
Doğrudur. Bunların bağlı olduğu Fransa'ya bir bakalım. Fransa'daki Büyük Doğu Locası iki ay önce yaptığı açıklamasında Fransa'daki Laikliğin teminatı ve temel koruyucusunun kendileri olduğunu belirttiler. Açıklamada “Bizim isteğimiz dışında Fransa'daki laiklik üzerinde oyun oynanamaz. Müslümanlar da bizim koyduğumuz yasalara dinlerinin gereği ne ise onları dikkate almaksızın uymak zorunda” denildi. Yani onların dini ne diyorsa diyebilir ama  bizim koyduğumuz yasaların dışına da kimse çıkamaz . İslam dininde ve geleneğinde böyle bir tavır yoktur deniliyor ise de biz bunu kabul etmiyor ve İslam dini de bizi hiç ilgilendirmiyor. Türkiye'deki  Masonlar da Fransa'daki Büyük Loca'dan izin alarak ve onun gösterdiği yolda giderek İslam dinine yönelik eleştiriler yapıyorlar. Öyleyse Türkiye'deki Masonlar  kendilerine özgü bir masonluğu yoktur; yabancı masonların Türkiye'deki işbirlikçileri olarak  faaliyet göstermektedirler.

Hangi dine inanıyorlar
Fransa ve ABD'deki Mason localarında yemin törenleri Tevrat'a el basılarak yapılır. Diğer kitaplar yoktur. Bunun nedeni olarak ise İslam'ı bir din olarak kabul etmedikleri, İslam diye bir din olmadığını sadece bir Cihad,  bir başkaldırma ve terör ideolojisi olduğunu söylerler. Bu durumda Türkiye'deki masonların zaman zaman açıklamalar yapıp 'efendim biz dindarız veya Allah'a inanıyoruz” demelerinin hiç bir anlamı yoktur. Çünkü bağlı  oldukları ve kabul edildikleri yer bunları  kabul etmiyor. Bir diğer konu Türkiye'deki mason localarının kuruluş belgeleri ve mason aidatları. Masonluğa girmiş olanların listesi Fransız Büyük Locası ve İskoç localarından onay, patent numarası almadan Mason yapılamaz. Bu patenti alabilmek için de Türkiye'deki  mason locaları üyelerinin ‘tanrı tanımaz değil, ama dinsiz'olduklarını beyan ve kabul etmek zorunda.

Avrupa Birliği sömürgeleştirme planı
* Son olarak Türkiye'nin AB'ye üyeliğiyle ilgili neler söyleyeceksiniz...
Avrupa Birliği'nin 73 milyonluk Türkiye'yi sömürgeleştirme planı olduğunu görmek istemiyorlar. Türkiye'deki yalaka profesörler ve liboş gazeteciler, patronlarının alacakları ihalelere göre yazılar yazarak 'efendim bunlar komplo teorisidir' diyorlar. ‘Şimdi şu anda bugün AB'ne üye olduğu için bölünen ülke var mıdır?' diye yazılar yazan takkeli liboşlara ve din fikirli profesörlere soruyorum : AB'nin merkezi olan Belçika bölündü mü bölünmedi mi? İtalya'da Milano önderliğinde bir hareket başlatıldı mı? Fransa'da Korsika bağımsızlığı için çalışan güçler iki ay önce Sarkozy'yi Korsika'dan kovdular mı kovmadılar mı? Bu olaylar sırasında dokuz bomba patladı. 'Burası Korsika  ve geldiğin yere geri dön' diyerek Yahudi diye sokmadılar. İspanya'da BASK bölücü bir  hareket mi değil mi? Kimler tarafından destekleniyor. İngiltere'de İskoçya ayrılarak bağımsız devlet olacak mı olmayacak mı?

 

Yeniçağ Gazetesi, 21.02.2007

 

ÇEÇENİSTAN MİLLİ MARŞI

Gece kurt yavrularken çıktık dünyaya biz

Sabah kükrerken aslan konuldu ismimiz

LAİLAHEİLLALLAH

 

Kartal yuvalarında emzirdi analarımız

At üstünde savaşmayı öğreti babalarımız

LAİLAHEİLLALLAH

 

Hak için, vatan için yetiştirdi analarımız

Onlara bir zarar geleceğizaman yiğit kesildik

LAİLAHEİLLALLAH

 

Biz dağların şahinleri zaferlerle yetiştik

Zorluğunve savaştan onursuz çıkmayız biz

LAİLAHEİLLALLAH

 

Tunçtan dağlar kurşun gibi erise

Hayattan ve savaştan onursuz çıkmayız biz

LAİLAHEİLLALLAH

 

Ey toprak her zerren baruttan ağlasa da

Hüzünlü bir şekilde sana dönmeyeceğiz

LAİLAHEİLLALLAH

 

Hiçbir zaman kimseye pes etmedik biz

Ecel veya zaferden biridir tercihimiz

LAİLAHEİLLALLAH

 

Yaraları ağıtlarla sararken bacılarımız

Değerli gözleri maharetle canlanır

LAİLAHEİLLALLAH

 

Kök yeriz, ot yeriz bizi açlık kıvrandırsa da

Otları sıkar içeriz suyunu susuzluk yandırsa da

LAİLAHEİLLALLAH

 

Gece kurt yavrularken çıktık dünyaya

Sadığız biz, sadık, Allah'a, halka ve vatana

LAİLAHEİLLALLAH

 

ALLAHUEKBER ALLAHUEKBER ALLAHUEKBER

 

Benim ASLAN kardeşim ASLAN MASADOV şehit oldu. Silah arkadaşları, dava arkadaşları şehitliğini teyit ettiler. ALLAH rahmet eylesin. Ne mutlu sana.

 

Bir namazlık saltanatı, musalla taşında sana çok gördüler. Aziz naşını, Rus köpekleri vermiyormuş, vermesinler. Sen iki metre kare toprağa sığacak adam değildin. Ağlamayacağım diye yemin ettin. Göz yaşı pınarlarım çok oldu kuruyalı. Seni tarihe gömsek sığmazsın. Sen bir milletin başkanıydın. Ağabeyinin CEVHER DUDOYEV'in yolundan gittin. O yol ne mutlu bir yol.

 

Takınyalı piyadeler, iki buçuk Kürtün önünde karı gibi kıvırtıyor ( Barzani, Talabani). Olmayan devletin, olmayan milletin ( Kürt ) lideriymiş gibi muamele ediyorlar Bilirsin HALİL TURGUT ÖZAL onlara kırmızı pasaport vermişti. Sana ve ağabeyine kuru bir desteyi bile dikili ağacı olmayanlar ( Özalcılar) ve işbirlikçiler ( iki buçuk kürte kırmızı halı serenler) çok görmüşlerdir.

 

Peygamber efendimiz (SAV) buyurdu, “ “ “ Küfür tek bir millettir”””

 

Rus köpeği ile Amerikan iti bir oldular. Tıpkı senaryo 11 Eylül gibi, Osetya'daki okul baskını da aynı senaristlerin işiydi.Her şeyi biliyor ve endişeleniyordu. Allah bana da senin gibi bir makam nasip etsin, ne diyeyim. Kelimeler bazen anlamsız kalıyor. Gün gelir, bunlarında hesabı sorulur. Her şey mahşere bırakılmaz.

 

Kim bilir, seni kimler kaça sattı. Bunun da hesabı sorulur.

 

 

TAKINYALI PİYADELERE VE HOOŞŞGÖRÜCÜLERE DUYURULUR.

 

Eğer ALLAH'ınız KİTABınız varsa eğer içinizde zerre kadar iman kalmışsa, eğer “RABBENA HEP BANA” diye diye işkembelerinizi doldurmanız bitti ise size teklifim şudur.

 

“Bu Aslanoğlu Aslanların çocukları, eşleri, gazilerinin ve yetimlerinin bir kısmı İstanbul'da işbirlikçiler onlara iki buçuk peşmergeye yaptıkları hürmeti göstermediler. Onları İstanbul, BEYKOZ ve İstanbul KADIKÖY Fenerbahçe stadı arkasında küçücük bir yere hapis eder gibi sıkıştırmışlar. Bu asil insanlara ve onların dul ve yetimlerine vicdanınız kaldıysa yardım ediniz. Korkmayın, çarpılmazsınız.

MÂÛN Suresi

Bismillahirrahmanirrahim

 

1. Dini tekzip edeni gördün mü? 2. Bu o kimsedir ki, yetimi şiddet ve zorla itip kakıyor. 3. Fakiri de doyurmaya teşvik etmez. 4. Vay haline! O namaz kılanların ki, 5.Onlar, namazlarından gafildirler . 6.Onlar riyakarlardır. 7. Ve zekatı da men'ederler.

 

Sayfa Başı

Oya Alpan

10.03.2005

Nahcivan


 

FARMASON MUSA EFENDİ

 

14 Kasım 1911 tarihli Beyanname:

 

“Hususi ahvalimden bahsetmek, meslek ve meşrebime dair izahat vermek, dünyada hoşlanmadığım ahvalden ise de haiz olduğum makamın ulviyeti itibariyle, bana vukubulan taarruzlara karşı sükutu ihtiyar eylemek maslahata muvafık olmayacağından, bu bapta mecburiyet hasıl oldu. Bu aciz, tahminen on iki yaşında olduğum halde, tarikat-ı aliye-i ilmiyeye salik oldu. Allah'ın inayetiyle o zamandan bu ane kadar bütün ahval ve ef'alimi o meslek-i alinin muktaziyatına tevfik etmeğe gücüm yettiği kadar çalıştım.

 

Uzun senelerden beri dış temizliğe itinada berdevam olduğum gibi, saliki bulunduğum Nakşibendi tarikatının bu abd-i acize bahşetmiş olduğu manevi feyizler sayesinde hasıl eylediğim kalb temizliği ve ruh safiyetini, beşer kederlerinden muhafazaya dikkat eylemekteyim. Allah'ın inayetiyle gerekli ilimleri hakkiyle tahsil ve bu bilgileri camii şeriflerle, yüksek ve orta mekteplerde talim ettiğim gibi tefsir ve tasavvuf ilimleriyle çok uğraşarak bu sayede Kur'an-ı Kerim'in on cüzüne ait olan ve henüz basılmamış bulunan takriben üç bin sahifelik bir tefsir-i şerif de vücuda getirdim. Dini gerçeklere ait bir hayli tasavvufi eserler tedris ve tercümesine de muvaffak olarak, bu sebeple leü'l-hamd ve'l-minne nice dini inceliklere ve Kur'an'ın esrarına kesb-i vukufla, İslamiyetin üstünde veya ona eşit hiçbir meslek, hiçbir mezheb bulunmak ihtimali olmadığına, şühut derecesinde vicdani kanaat hasıl ettim. Bununla bihakkın iftihar etmekteyim. Allah'ın lutfu ile edindiğim şu dini hakikatler ve Muhammed-i feyizler sayesindedir ki, birçok senelerden beri İslamiyetin ulviyetini bütün cihana karşı bihakkın isbata çalıştım.

 

Binaenaleyh: İslam Dini'ne muhalif olup bana isnat olunan bir mezhep veya mesleği kemal-i şiddetle reddeder ve memleketin selameti ve diyanetin siyaneti namına bu gibi tesvilata asla ehemmiyet vermemelerini ve o gibi batılları bütün kalbleriyle, lisanlariyle red eylemelerini bütün İslam ahaliye tavsiye eyler ve bu beyanatnameyi neşirden maksat, mevkii muhafaza olmayıp, hem bütün halkı duçar oldukları yanlış düşünceden, hem de gerek bu acizlerin yerine gelecek zata ve gerek sair mevk-i iktidarda bulunacak devlet büyüklerine isnat olunacak bu gibi merdut ve menfur sözlere asla kulak asılmamasının kat'i surette lüzumunu, çünkü selamet-i din ve dünyanın ancak bu noktada bulunduğunu halisane ihtar eylerim…” (Yakın Tarihimiz, sayı 3, 15 Mart 1962, s.94).

 

Arkadaşlar: Bildiğiniz gibi Osmanlı'da üç tane şeyhülislam MASON du. Yukarıda okuduğunuz belge aslında bir ibret belgesidir. Bu öyle bir belgedir ki aynı zamanda masonların ne mal olduğunun bir kanıtıdır. Türkiye'de ilk defa bu belgeyi sizler için açıklıyoruz.

 

Yine hepinizin bildiği gibi Musa Efendi ( MUSA KAZIM EFENDİ) Osmanlı devrinin 121. şeyhülislamıdır.( D.1858-Ö.1920) Erzurumlu İbrahim Efendi'nin oğludur. Fatih camisinde dersler veren bu mason daha sonra ŞEYH BEDRETTİN SİMAVİ'nin “ Varidat” isimli eserini Arapçadan Türkçeye çevirmiştir. Meşrutiyetin ilanından sonra ise İttihat ve Terakki partisine girerek ayan meclisi üyeliğine seçildi. 12.07 .1910 tarihinde Sadrazam İsmail Hakkı Paşa kabinesinde Meşiat makamına yükseldi. Bir yıl iki ay on sekiz gün sonra bu mason istifa etti. 30.09.1911 yılında yine kabineye Şeyhülislam olarak girdi. Bu kabineler Osmanlı'yı savaşa sürüklemiş, memleket topraklarını parça parça böldürmüş, milyonlarca aslanı mezarlara kefensiz gömdürmüş, devşirme, dönme, satılmış, mason ağırlıklı kabinelerdi. Halk masonluk ve farmasonluktan o kadar nefret ediyordu ki, defalarca FARMASON MUSA EFENDİ'ye

ALLAHSIZ, KİTAPSIZ, YAHUDİ UŞAĞI, SİYONİST KÖPEK diye pek çok kez hakaret etmesine rağmen Musa Efendi büyük bir pişkinlikle görevini yapmaya devam ediyordu. Türk ve Osmanlı dini literatüründe çok önemli bir kişiliktir.

 

Çünkü “ “ DİNLER ARASI DİALOG VE HOOOŞŞŞŞ GÖRÜCÜ”” lerin birincisidir. Sonunda hakkında söylenenler dışında o günkü basında öyle şeyler yazıldı ki (ben yazmaya utanıyorum) 14 kasın 1911' de bir beyanname ile cevap verdi.

 

Yukarıda okuduğunuz beyanname budur. Biz TÜRKÜZ. Ölmüş bile olsa insanların haklarını savunuruz. Onun için beyannamenin hiçbir satırına dokunmadım. Sadece Türkçeye çevrilmiş olarak araştırmacılara sunuyorum.

 

Bu mason, kendinin Nakşibendi olduğunu Kuran-ı Kerim'in on cüz'üne ait 3000 sayfalık tefsir meydana getirdiğini kendine isnat olunan bu mezhep ve mesleği şiddetle red ettiğini söylemiştir. Daha sonra bu makamdan tekrar tekrar alınmasına rağmen 04.02.1917'de Talat Paşa'nın kurduğu kabinede 4. kez şeyhülislam olmuş, 1 yıl 8 ay 2 gün şeyhülislamlık yapmıştır.

 

Birinci Dünya Savaşı sonunda yapılan Mondros Ateşkes anlaşması döneminde FARMASON MUSA KAZIM EFENDİ Bekir ağa bölüğüne hapis edilmiş osırada İngiliz ve Fransızlar tarafından 67 kişinin Malta'ya sürülmesine rağmen FARMASON MUSA KAZIM EFENDİ sırf mason olduğu için Edirne'de bırakılmıştır. Edirne'deki Muradiye cami bahçesine, mihrab önüne Müslümanların tüm itirazına rağmen gömülmüştür. Mezar taşı işlenmemiş küçük bir taştan ibarettir.

 

SONSÖZ

 

Yaşarken MASON yeminine sadık kalıp, beyannamesinde bile sapık mezhep ve tarikatla alakam yoktur diye bu adam diyalog ve hoşgörü yaptı. İngiliz ve Fransızların yanında sürgüne gitmemek için masonluğunu ön plana çıkarmıştır. İŞTE GERÇEK TAKİYE BUDUR. Hani bir grup masonik 90'lı ve 2000'li yıllarda Müslümanlara takiye ile suçluyorlardı ya esas takiyeci masonların kendileridir.

 

İkinci bir hususta bundan yüz yıl önceki Osmanlı İmparatorluğunda bile masonları din kurumlarının ve sözde şeyhleri nasıl ele geçirdiklerinin belgesidir. Hatta o kadar ki şeyhülislam ( İslamın başındaki en büyük makam) bile yaptırmışlardır. İşin esas korkunç yanı Fatiha'yı okuyup anlayabilecek kapasite de olan bu satılmışların sapık ve sapkın mezheplere üye olmasıdır. Şimdi size soruyorum sizce bugün sözle İslamı savunan “ Efendi Hazretlerinden” mason varmı dır?

 

Üçüncü bir hususta masonluğa kızan, masonluğa tepki gösteren daha sonra mason olan hatta ve hatta masonluktan beter olanların “Allah'ı para olan” durumudur. Şüphesiz ki bu da büyük bir tehlikedir. Bunlara da değineceğim.

 

Sayfa Başı

Tunga Manas

2 Mart 2005

Nahcivan


19.Şubat.2005.

HOŞGÖRÜCÜ FETHULLAH GÜLEN KINA YAKACAK MI (I)?

 

SEKS SKANDALI KİLİSEYE ÖZÜR DİLETTİ

 

Yunan Ortodoks Kilisesi, tarihi eser kaçakçılığı, çok büyük meblağda rüşvet, eroin ve esrar ticareti, çocuklarla yapılan fuhuş ve oğlancılık (ibnelik), eşcinsellik suçlamalarının birbirine karıştığı büyük skandalın ardından Yunan halkından resmen özür diledi. Kiliseyi köklü reformlar yapmaya zorlayan skandal nedeniyle dilenen özrü, bu iddaların merkezindeki TÜRK ve İSLAM düşmanı BAŞPİSKOPOS HIRİSTODULOS dile getirdi. Laik olmayan tamamen din devleti olan Yunanistan'da halk kiliseyi mutlak din otoritesi olarak kabul ediyor.

Fakat skandal sonrası büyük tepki gösteren halktan ‘af dileyen' Fethullah Gülen gibi HOOŞŞGÖÖRÜCÜ olan HIRİSTODULOS, krizin çok derin olduğunu söyledi. Türkiye'de de yapılan Sinod meclisi gibi Kutsal Sinod toplantısının açılışında konuşan HIRİSTODULOS, ‘Naçizane, halkın ve birçoğu din adamlarının yaptıklarından dolayı affını diliyoruz' dedi ve çıktı işin işinden. Fakat bu açıklamayı yaparak kilisenin tarihi eser kaçakçılığı, rüşvet, fuhuş ve ibnelik (eşcinsellik) yaptığını kabul etmiş oldu. Oysa Kilise ve yargıda deprem yaratan skandalın, Yunan kamuoyundaki yansıması BAŞPİSKOPOS HIRİSTODULOS'u istifa etmesi yönündeydi.

102 üyeli Sinod meclisi 19 Şubat da toplanarak, sivil yetkililerin ( hakim, savcı , emniyet ve diğer kamu görevlileri dahil Kilise'yi denetleyebilmesi gibi köklü reformlar konusunda karar verecek. Yani okurlarımız şunu iyice anlamalılar ki ekümene cik cikcik cik cik statüsünde olmayan bir Yunan kilisesinde olan biteni bile dışarıdan denetleme imkanı yoktur.

İbret skandalları, 26 Ocak'ta ATİNA YÜKSEK MAHKEMESİ, 3 hakim ve bir savcının uyuşturucu ve tarihi eser kaçakçılarını beraat ettidikleri suçlamasıyla başlamıştı. İkonaları çalmakla suçlanan ve tutuklanan hooşşgörücü PAPAZ YAKOVOS YOSAKİZ, Türk ve İslam düşmanı BAŞPİSKOPOS HIRİSTODULOS'un sağ koluydu. ( PAPAZ YAKOVOS YOSAKİZ aynı zamanda tutkulu bir misyoner ve dinler arası diyologçuydu.

Bu diyalogu daha ziyade Türkiye'deki maşallah Koç gibi bir grupla ve Pensilvanya Fatihi Fethullah Gülen grubuyla yapıyordu. Bu mahkemede ilave olarak sadece uyuşturucu, tarihi eser kaçakçılığı ve İkona çaldığı da anlaşıldı. ALLAH'a çok şükür hoşgörücü fazla diyalog kuramadan tutuklandı da camilerimizin minarelerini, Müslüman gönüllerin secde ettiği halıları, mübarek ellerin ALLAH adını zikrettikleri misk kokan tesbihleri bu hoşgörücü ve diyalogçu takım tarafından satışından kurtulduk ) ‘dini tsunami' denilen büyük skandal sonucunda şu gerçekler ortaya çıkarıldı.

…………fazla uzatmaya gerek yok, biz NE MUTLU TÜRKÜZ - ELHAMDÜLİLLAH MÜSLÜMANIZ Fakat bu hoşgörücüler ve dinler arası diyalogçularda hiç mi ALLAH KİTAP korkusu hiç mi vatan millet sevgisi yok ??????
RABBİM bunların gözleri kapalı, kulakları tıkalı, kalpleri mühürlümü İNŞALLAH bu skandallardan sonra onlara tövbe kapılarını aç, kalplerine iman nasip eyle. Bu satırları yazarak, ben Pensilvanya Fatihi HOŞGÖRÜCÜLERİN EFENDİSİNE gıybet etmiyorum. RABBİM, o şaşırmış kulununda doğru yolu bulmasına vesile ol. İlahi vahiyini okuyan her mümin bilir ki hatasız kul olmaz. ‘Hayrül beşer şaşar' şaşkın olanların pusulalarının yönünü ATİNA'dan, ROMA'dan, AYRANOS'dan, FENER'den, PENSİLVANYA'dan, BRÜKSEL'den döndürüp KIBLE'YE yönelt YA RABBİM.
ALLAH'ım hayatında bir kere bile cenupluktan kurtulmak için boy abdesti almamış papazlara, hayatında bir kere KURAN okumamış ‘‘Peygamberime: Arabın biri, ilahi vahiy KURAN-I KERİM'e: Şiir kitabı diyen'' ama hoşgörücü diyalogçuların cevşenini, kıç cebinde taşıyan MONSENYÖR'lerin şerinden, İSLAM'mı da TÜRK DÜNYA'sını da koru YA RABBİM.

Biz senin Kitap'ına iman etmişiz ‘ Bizim dinimiz bize, onların dini onlara'. Bu memleketin körpe çocuklarını da vaftiz havuzlarında serinletme YA RABBİM. Ali'nin adı Alex, Şakire'nin Şakkira olmasın. AMİN. 19.Şubat 2005,

Sayfa Başı

Tunga Manas

Fatih

 


FETHULLAH GÜLEN KINA YAKACAK MI (II)?

 

İMAMIN OĞLU HIRİSTİYAN OKULA DEKAN OLDU

 

Müslümanlığı yaymak için ABD'ye göç eden (Nurcu) Türk imamın oğlu ERGUN CANER , radikal Hıristiyanların kalesi olarak bilinen LİBERTY ÜNİVERSİTESİ'ne dekan seçildi. Bu sapık, İslam karşıtı kitabıyla ünlendi. ABD'de geleceğin önemli dini liderlerinden biri olarak görülüyor.

 

ABD'ye İslam'ı yaymak için göç eden bir Nurcu imamının oğlu olan Ergun Caner “EVANJELİK Hıristiyanlar'ın kalesi” olarak sayılan bir üniversitede “İLHİYAT DEKANI” oldu.

 

Ergun Caner, Virginia Eyaleti'ndeki Liberty Üniversitesi'nin “BABTİST TEOLOJİ” bölümünün başına getirildi.Bildiğiniz gibi Liberty Üniversitesi'nin İlahiyat bölümü 1971 yılında kurulmuştu. Bu göreve gelen ilk Müslüman asıllı kişi Ergun Caner oldu. Ergun Caner aynı zamanda islamı yerden yere vuran, Kuran'ın İncil'den çalınmış olduğunu söyleyen, Müslümanların cahil yobaz barbar olduğunu anlatan ( sadece bir cemaatın İsa Mesih'i Hiristiyanlar gibi beklediğini söyleyen) bir kitap yazmıştı. Acaba bu cemaat kim?? Vel hasıl İlahiyat doktoru oldu sonunda da BABTİST TEOLOJİ bölümünün başına dekan oldu.

Arkadaşımız ( Türkoğlu Türk) Mehmet Hakan ALTAN'ın ABD'de röportajına göre ERGUN CANER, şöyle konuştu.

 

E.Caner: ----ben Ohio'ya Türkiye'den göç etmiş bir ailenin evladıyım. Ailem müslümandı. Hatta babam imamdı ( Nur talebesi) Babam da bize kardeşimle ( Emir Fethi) birlikte İslam'ı anlatırdı. Hayatım bir kilise ziyareti ile değişti. Çünkü, kiliseye gidip vaaz dinleyince bunların aslında bana öğretilmeye çalışılan şeyler olduğunu gördüm. Zaten Hıristiyanlarla hoşgörü ve dialog yapmamız bize öğretiliyordu. Bir baktım ki öğrendiğim her şey İncil'de yazıyor. 1982 yılında Hıristiyan olmaya karar verdim. Ailem beni red etti. Fakat aynı öğreti ile yetişen kardeşim ( Emir Fethi)'de Hıristiyanlığı seçti. Bunlar gizli bir şey değil. Ben zaten 2002 yılında UNVEILING İSLAM kitabını yazdım. Bu kitapta, İslam'a bakışımı anlatıyorum.

 

(Dikkat bu kitap İslam karşıtı kitaptır, ve içi saldırılarla doludur.)

 

ŞİMDİ SORUYORUM :

 

Soru 1: Dinlerarası hooşşşgörücüler ve sen Pensilvanya fatihi MF GÜLEN daha kaç Müslüman çocuk sizin yüzünüzden hoşgörü belanızdan, Light çizginizden dolayı Hıristiyan olacak ve kainaatdaki tek hak din İSLAM'a küfredecek???????

 

Soru 2: Hoşgörücü ve dialogçular Allah'ınız Kitabınız varsa söyleyin, sayenizde kaç kişi, kaç Hıristiyan, kaç Evanjelik, kaç Katolik, kaç Ortodoks, Müslüman oldu? Ve bunlardan kaçı Hıristiyanlık aleyhine kitap yazdı da biz görmedik veya MF GÜLEN bunlardan kaçını kolejlerinin başına geçirdin???? Kaçı İslamı savunuyor???

 

Soru 3: Pensilvanya Fatihi, Evanjeliklerin bir başka kalesi Pensilvanya'da ne arıyorsun??? Orada kaç kiliseyi nurlandırdın??? Kaç Hıristiyanı Müslüman ettin???

Bakın Size Yine Çok Enteresan Bir şey Söyleyeceğim. Meşhur Evanjelist, Protestan vaiz JERRY FALWELL, Ergun Caner için şöyle konuştu.

 

J.Farwell : “İnançlarımızı savunan Ergun Caner, konuştuğunda, dinleyiciler elektrikleniyor. Tanrı'ya şükürler olsun ki, Caner'i Liberty Üniversitesi'ne yolladı. Dr. Caner, Müslümanlar, Budistler, Hindular ve Bahailer ile karşı karşıya gelip tartışarak evanjelik Hıristiyanlığın sesi haline geldi. Ona dost demekten gurur duyuyorum.”

 

Demekki öyle diyalog yapmışlarki, sonunda yetişen bu çocuktan gurur bile duyuyorlar.

 

Caner, yeni görevi için, “Hıristiyanlar'ın eğitilmesi için, okulu, önde gelen ve lider bir evanjelik kurum haline getireceğim. Hoşgörücü ve Light Müslümanları kazanmaya çalışacağım. Öğrencilerimizi sadece teori ile eğitmek olmaz. Karşımızda, ulaşılması gereken ve 140 dini barındıran bir dünya var” şeklinde konuştu.

 

1967 doğumlu Ergun Caner, din çevrelerinde, ABD'de geleceğin önemli evanjelik liderlerinden biri olarak görülüyor. Yalnız işin enteresan tarafı bu dönek, bizim hooşşgörücüler gibi takiye yapmıyor, kıvırmıyor, net olarak inancını ve hedefini söylüyor.

 

Sayfa Başı

Tunga MANAS

12.Mart.2005

Nahcivan