GÜNCEL
AMERİKA BİRLEŞİK DEVLETLERİ BAYRAKLI "USS TAYLOR" İSİMLİ SAVAŞ GEMİSİ ÇANAKKALE BOĞAZI'NDAN GEÇTİ.

Marmara Denizi'ne açılan Amerikan savaş gemisi, Karadeniz'deki NATO tatbikatına katılacak.
Ege Denizi'nden Çanakkale Boğazı'na saat 12.30 sıralarında giren "USS TAYLOR" isimli savaş gemisine Türk Sahil Güvenlik botu eşlik etti.
"USS Taylor" isimli Amerikan savaş gemisinin planlı tatbikatlar için Karadeniz'e gittiği bildirildi.
ABD'nin Gürcistan'a gönderdiği ana yardım gemisi "USS Mount Whitney"in ise Çanakkale Boğazı girişinde beklediği ve bugün (25.08.2008) boğazdan geçebileceği öğrenildi.
Amerikan bandıralı "Mc Full 74" isimli savaş gemisiyle "Dallas" isimli sahil güvenlik botu da Gürcistan'a insani yardım götürmek üzere boğazlardan geçmişti.
Yonca Bayrak
ORTA ASYA VE LATİN AMERİKA'DA ART ARDA İKİ UÇAK KAZASI
İspanya'daki felaket boyutundaki uçak kazasının ardından Orta Asya ve Latin Amerika'da art arda iki uçak kazası meydana geldi.

Kırgızistan'da Boeing 737 Uçak Düştü: 68 Ölü
Kırgızistan'ın başkenti Bişkek'ten İran'a gitmek üzere havalanan Boeing 737 tipi yolcu uçağı kalkıştan kısa bir süre sonra düştü. 68 kişinin öldüğü kazadan 22 kişi kurtuldu.
Kazada ölen Türk vatandaşının kimliği de Mehmet Şahin olarak açıklandı.
Kırgızistan'ın başkenti Bişkek'teki Manas havaalanı yetkililerine göre, Itek Air adlı havacılık firmasına ait yolcu uçağı kalkıştan 10 dakika sonra arıza bildiriminde bulundu ve kuleye acil iniş yapacağını bildirdi.
Ancak uçak kısa bir süre sonra havaalanına yaklaşık 10 kilometre mesafede yere çakıldı.
Hükümet sözcüsü Roza Dadova, uçakta 83'ü yolcu olmak üzere 90 kişinin bulunduğunu açıkladı.
Bir Türk Yolcu da Hayatını Kaybetti
68 kişinin hayatını kaybettiği kazanın kurbanlarından birinin de Mehmet Şahin adlı Türk olduğu bildirildi.
Kırgızistan'a turist vizesiyle giden Mehmet Şahin'in İran üzerinden Türkiye'ye dönmekte olduğu öğrenildi.
Kurtulan 22 kişiden 18'inin hastaneye kaldırıldığını, 4 kişinin ise sağlık durumları iyi olduğunu için evlerine gönderildiği belirtildi.
Kazaya, uçaktaki basıncın ani düşmesinin sebep olabileceği ihtimaller arasında bulunuyor.Itek Air adlı Kırgız şirketine ait uçağın İranlı Aseman Havayolları tarafından işletildiği ve rotasının İran'ın Meşhed kenti olduğu bildirildi.
Guetemala'da Uçak Kazası: 10 Ölü
Bu kazadan saatler sonra Latin Amerika ülkelerinden Guetamala'da da bir uçağın düşmesi sonucu 10 kişi hayatını kaybetti.
Bu kazadan saatler sonra Latin Amerika ülkelerinden Guetamala'dan uçak kazası haberi geldi.
Guetamala'nın doğusunda bir uçağın düşmesi sonucu 10 kişi öldü, 4 kişi yaralandı.
Yonca Bayrak
RUSYA PARLAMENTOSU, GÜNEY OSETYA VE ABHAZYA'NIN BAĞIMSIZLIĞININ TANINMASINI KARARLAŞTIRDI.

Rusya Federasyon Konseyi ve parlamentonun alt kanadı Duma'dan, Gürcistan'dan bağımsızlıklarını ilan eden Güney Osetya ve Abhazya'nın tanınması kararı çıktı.
Kararın geçerlik kazanması için Devlet Başkanı Dimitriy Medvedev tarafından onaylanması bekleniyor.
Kararı sevinçle karşılayan Abhazya lideri Sergey Bagapş Duma'daki konuşmasında, "Abhazya ve Güney Osetya'nın Gürcistan'ın parçası olmayacağını" söyledi.
Gürcistan Dışişleri Bakanlığı kararı "Rusya'nın, Gürcistan'ın bağımsızlığına karşı savaşında başka bir adım" olarak niteledi.
Rusya Devlet Başkanı Medvedev ise bu kez de Moldova'yı ayrılıkçı Transdinyester bölgesine müdahale etmemesi için uyarırken, "Gürcistan hatasına" düşülmemesi gerektiğini belirtti.
Medvedev, NATO'nun Rusya ile ilişkileri kesme de dahil, her yaptırımına karşı hazırlıklı olduklarını da sözlerine ekledi..
İngiltere, NATO'nun Rusya ile tüm ilişkilerini kesmesinin yanlış olacağını düşündüğünü bildirdi.
Bu arada Rus güçleri, Poti ve Senaki kentlerinde varlığını sürdürüyor.
Amerikan destroyeri US Mc Faul da Poti'den 80 kilometre güneydeki Batum limanında bulunuyor. İkinci Amerikan savaş gemisi Dallas'ın ise bu akşam ya da yarın (26.08.2008) Batum'a ulaşması bekleniyor.
Abhazya'ya sınır kenti Zugdidi'de hayat normale dönüyor, Gürcü polisi kent merkezini tamamıyla denetim altına aldı.
Öte yandan Amerikan Başkan Yardımcısı Dick Cheney'nin, 2 Eylül'de çıkacağı turda sırayla Gürcistan Ukrayna ve Azerbaycan'a gideceği bildirildi.
Yonca Bayrak
GÜRCİSTAN'A YARDIM AMACIYLA GÖNDERİLEN NATO GEMİLERİ TÜRK BOĞAZLARINDAN GEÇİYOR.

Montrö Boğazlar Sözleşmesi'ne uygun şekilde bildirimde bulunulmasının ardından Türk boğazlarından ilk geçiş sabah saatlerinde başladı.
İspanyol ve Alman bayrağı taşıyan, NATO görev gücüne ait toplam 45 bin ton ağırlığındaki iki gemi Çanakkale Boğazı'ndan geçti.
Sabah erken saatlerinden itibaren kılavuz kaptan eşliğinde Ege Denizi'nden Çanakkale Boğazı'na giren İspanyol bayraklı "Almirante DonJuan Bordon" ile Alman bayraklı "FGS Luebeck" isimli iki savaş gemisi, Türk Sahil Güvenlik botunun refakatinde yoluna devam etti.
Aynı kapsamda, Amerikan Mc Faul ve USS Mount Whitney gemilerinin de yarın (22.08.2008) Türk boğazlarından geçiş yapması bekleniyor.
Yonca Bayrak
29. YAZ OLİMPİYAT OYUNLARI'NDA TEKVANDODA BAYANLAR 57 KİLODA AZİZE TANRIKULU, 2. OLARAK GÜMÜŞ MADALYA KAZANDI.
Tanrıkulu, finalde Güney Koreli Suejong Lim ile karşılaştı.

Her iki sporcunun da son derece temkinli mücadele ettiği müsabakanın ilk raundunda sporcular puan getirici vuruş yapamazken, Güney Koreli sporcunun ceza puanı almasıyla Azize Tanrıkulu raundu önde kapattı.
2. raundda Suejong Lim, aldığı 1 puanla skoru yeniden 0-0'a getirdi. Son raundun tamamlanmasına 15 saniye kala 1 puan daha alan Güney Koreli sporcu müsabakadan da 1-0 galip ayrıldı ve altın madalyanın sahibi oldu.
Bu sıklette bronz madalyaları Hırvat Martina Zubciç ile ABD'li Diana Lopez kazandı.
Yonca Bayrak
OLİMPİYAT OYUNLARI'NDA TEKVANDODA ERKEKLER 68 KİLODA SERVET TAZEGÜL, 3. OLARAK BRONZ MADALYA KAZANDI.

İlk turda Kübalı Gessler Viera'yı 4-3 yenen Servet Tazegül, çeyrek finalde Güney Koreli Son Taejin'e, hakemlerin kötü yönetimi sonucu 1-0 yenildi.
Güney Koreli sporcunun finale yükselmesiyle Tazegül, repesajda bronz madalya için mücadelesini sürdürme şansını yakaladı.
Repesajdaki ilk müsabakasını Hollandalı Dennis Bekkers ile yapan Tazegül, rakibini 3-2 yenmeyi başardı.
Tazegül, bronz madalya müsabakasında da Perulu Peter Lopez'i 2-0 yenerek bronz madalyanın sahibi oldu.
Yonca Bayrak
MEDVEDEV, GÜRCİSTAN'DAKİ OPERASYONLARI DURDURMA EMRİ VERDİ.
AGİT Dönem Başkanı Fin Dışişleri Bakanı Aleksander Stub'ın Moskova'da Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ile temasları sonrasında, Rusya Devlet Başkanı Dimitriy Medvedev, Rus intarfaks haber ajansına yaptığı açıklamada Gürcistan'daki askeri harekatın durdurulması için emir verdiğini bildirdi.

Ancak, Genelkurmay Başkan Yardımcısı Anatoliy Nogovitsin, Rusya'nın operasyona son vermesi kararının bölgeden tamamen çekildiği anlamına gelmediğini, Gürcü tarafının olası saldırısına anında karşılık vereceklerini söyledi.
Bu gelişme öncesinde sabahın erken saatlerinde Abhaz güçleri, Gürcistan askerlerini Kodori Vadisi'nin kuzeyinden çıkarmak amacıyla operasyon başlattı.
Bu operasyon sonrasında ele geçirilen bir köye Abhaz bayrağının çekildiği bildirildi. Aynı saatlerde Tiflis'e bir saatlik mesafedeki Gori kentine Rus bombardıman uçağı saldırı düzenledi.
Rusya saldırıyı kabul etmezken, TRT ekibi, saldırının hemen sonrasında girdiği Gori'de en az 5 sivilin cesetlerini ve yaralıları görüntüledi.
Saldırının havadan mı yoksa havan topundan mı kaynaklandığı yolunda çelişkili haberler geliyor. Gori'nin Rus birliklerin elinde olduğu iddiaları ise Moskova tarafından yalanlandı.
Son bombardımanın da ardından Gori'nin neredeyse tamamen boşaldığı ve tüm işyerlerinin kapalı olduğu bildiriliyor.
Kent merkezinde Gürcü birliklerine ait terk edilmiş, çok sayıda zırhlı araç, tank ve benzeri teçhizat dikkati çekiyor.
Gürcistan, birliklerinin, başkent Tiflis'i savunmak için geri çekildiğini bildirerek, duruma uluslararası güçlerin müdahale etmesini istedi.
Yardım taşıyan Türk Kızılayı da sorunsuz biçimde Tiflis'e ulaştı.
Yonca Bayrak
ŞEHİT 9 ASKERİN CENAZESİ, TÖRENİN ARDINDAN ERZİNCAN'DAN, MEMLEKETLERİNE GÖNDERİLDİ
Erzincan'ın Kemah ilçesinde, töreristlerce yola döşenen mayın patlaması sonucu şehit olan 9 askerin cenazeleri, Erzincan'da düzenlenen törenin ardından toprağa verilmek üzere memleketlerine gönderildi.

Şehitlerden 7'sinin cenazesi bugün (12.08.2008), 2'sinin cenazesi ise yarın (13.08.2008) toprağa verilecek.
Şehitler için, Erzincan'da tören düzenlendi.
Törenin ardından, şehit Kurmay Yarbay Miktat Şamdancı ve şehit uzman çavuş Selim Kabataş Malatya'ya, şehit uzman çavuş Gökhan Kugat Elazığ'a, şehit erler Adem Hilaloğlu ve Barış Demir İzmir'e, şehit er Abdullah Aydın Emer Adana'ya, şehit er Önder Muratoğlu İstanbul'a, şehit er Murat Atsen, Bursa'ya ve şehit er Abdurrahman Bulat'un cenazesi Hatay'a gönderildi.
Şehitlerden Kurmay Yarbay Miktat Şamdancı, Uzman Çavuş Selim Kabataş, Uzman Çavuş Gökhan Kugat, Erler Adem Hilaloğlu, Barış Demir Abdullah Aydın Emer ve Önder Muratoğlu'nun cenazesi, bugün İkindi vakti kılınacak namazın ardından toprağa verilecek.
Şehitler Erler Abdurrahman Bulat ve Murat Atsen'in cenazeleri ise yarın (13.08.2008) Hatay ve Bursa'da defnedilecek.
Yonca Bayrak
YÖK, 23 YENİ ÜNİVERSİTENİN REKTÖR ADAYLARI BELİRLEYECEK
YÖK Genel Kurulu toplandı. Saat 11'de başlayan toplantıya, YÖK Başkanı Yusuf Ziya Özcan başkanlık ediyor.
Toplatının gündeminde yeni kurulan 23 üniversitenin rektör adaylarının belirlenmesi var.
YÖK Genel Kurulu, 523 aday arasından her üniversite için 3'er aday seçecek.
Akşam saatlerinde yeni rektör adaylarının belirlenmesi bekleniyor.
Yonca Bayrak
GÖKYÜZÜ BU AKŞAM "METEOR YAĞMURU"NA SAHNE OLACAK

"Yıldız kayması" olarak bilinen meteor yağmuru bu akşam tüm Türkiye'den izlenebilecek.
Gökyüzünde, saatte ortalama 80 meteorun gözlenebileceği tahmin ediliyor.
21.30 'da başlayacak yıldız kayması için en ideal saatin geceyarısı olduğunu belirten yetkililer yıldız kaymasının kuzeydoğu yönünden izlenebileceğini belirtiyor.
Gökyüzü meraklıları, meteor yağmurlarını Ankara Üniversitesi Ahlatlıbel Rasathanesinde düzenlenen etkinliklerle de izleyebilecek.
Yonca Bayrak
TEKKEYİ BEKLEYEN ÇORBAYI İÇER
İnsanların genelinde yaratılış itibari ile güçlü olma isteği, gücü elinde tutma ve gücü kullanabilme arzusu vardır. Güçten kastettiğimiz kimi zaman bedensel, kimi zaman bilimsel, kimi zamanda ekonomik olabilir.Bunu çeşitlendirebiliriz. Günümüz şartlarında Türkiye de güç kaynağının ne olduğunu bir sorgulayalım. Parasal yönden zenginlikle birlikte gelen satın alınabilir güç unsurlarının ağırlığını koyduğunu görüyoruz. Ekonomik refahın gücü sayesinde çoğu sorunun çözümü yüzeysel mantıkla çözümlenebilecektir.
Maalesef insanlarımızın büyük bir kısmı, parasal gücün etkisi altında. Para sahiplerine ve paranın sağladığı olanaklara hürmet etmekte anlaşılabilir sınırları zorlamaktalar.İnsanlarımızın bu zafını suistimal etmekte maharetli siyaset tüccarları , ekonomik kazançlarının etik olmayan kaynaklarını sıradanlaştırarak genel bir göz boyamayla oylarına oy katmaktadırlar. Bu siyaset tüccarları için paranın kara mı ak mı olmasının bir önemi olmadığı gibi reklamında iyisi kötüsü yoktur.Az sayıda kalan, görev bilinciyle hareket eden siyasilerimizin çalışmalarıda, az sayıda kalan muhakeme yeteneği kaybolmamış insanımız tarafından takdir görmektedir.
TRT Genel Müdürünün, kaç kurumdan ne kadar maaş aldığı; mualefetin kötüleme, karalama ve eleştiri bombardımanları ile su yüzüne çıkarılmaya çalışıldı. Eleştirisel yorumların amacı hedefine ulaşamadı. Halk tarafından asıl algılanan tekkeyi bekleyen çorbayı içer , bunların adamı olursan ekonomik olarak kazanç sahibi olursun, köşeyi dönersin,her sorununu çözesin oldu..Güce ve paraya tapma etkisi bilinç altında Ak Partiyi savunma ve müdafa etme olarak geri döndü. Halkımızın bazı zaaflarını anlayamamış medya mensupları yanlış bir yöntemle karalayarak ve kötüleyerek farkında olmadan yada bilinçli bir şekilde Ak Parti reklamı yapmaktalar. Güce uzaktan bakmayın, içinde olun onlarla birlikte olun. Bal tutan parmağını yalar mesajı vermekteler.
KIRIM KONGO KANAMALI ATEŞİ
"Kırım Kongo Kanamalı Ateşi" hastalığının kesin bir tedavi yöntemi olmaması nedeniyle hastalığın kontrolünde korunma faktörleri büyük önem taşıyor.

Uzmanlar piknik sezonunun başlaması sebebiyle son günlerde çocuklarda görülen kene ısırması vakalarında artış olduğuna dikkat çekerek ebeveynleri uyarıyor.
Dünyada ilk kez 1944 yılında Kırım'da saptanan ve daha sonra 1956 yılında Kongo'da görülen "Kırım Kongo Kanamalı Ateşi" (KKKA) hastalığına karşı alınabilecek önlemler konusunda Vehbi Koç Vakfı Amerikan Hastanesi Pediatri Bölümü, "Kırım Kongo Kanamalı Ateşi" hastalığının kene tarafından ısırılma ile "Nairovirus" adı verilen bir RNA virüsünün vücuda girmesiyle oluştuğunu ifade ediyor.
Uzmanlar, bazı durumlarda virüsü taşıyan canlıların kanı veya vücut salgılarıyla temas sonucu hastalığın bulaşıcı risk taşıyabileceğini de belirtiyor. 30 kadar farklı kene türünün virüs taşıyabildiğini söyleyen uzmanlar, "Nairovirus" virüsünü çoğunlukla "Hyalomma" cinsi kenelerin taşıdığını açıklıyor.
Uzmanların verdiği bilgiye göre; kene ısırması sonucu birkaç -en geç 9- gün sonra, virüsü içeren kan veya vücut salgılarıyla temastan genellikle 5-6 -en geç 13- gün sonra hastalık belirtileri görülüyor. Hastalık ateş, üşüme, titreme, yaygın kas ağrıları, iştahsızlıkla başlayıp; bulantı kusma, ishal gibi şikâyetlerle kendini gösteriyor. İlk günlerde yüz boyun ve göğüste cilt içi kanamaları, gözlerde kızarıklık ile kollarda bacaklarda morluklar oluşabiliyor. Hastalık nedeni ile burun idrar ve bağırsaklarda kanamalar da görülebiliyor. Karaciğer yetmezliğinin de gelişebildiği vakaların yaklaşık %30'u ölümle sonuçlanıyor. Hastalığın genellikle 2. haftasında ölüm vakaları meydana gelmekle beraber; iyileşme de hastalığın 9. ve 10. günlerinde gerçekleşiyor.
VKV Amerikan Hastanesi Pediatri Bölümü Uzmanı Dr. Gülsemin Güloğlu, kanda virüse karşı oluşan antikorların gösterilmesiyle tanı konduğunu; bu antikorların, virüsün alınmasından sonra 6. günden itibaren kanda belirdiğini ifade ediyor.
Ayrıca diğer laboratuvar tetkiklerinde karaciğer enzimlerinde yükselme ile kanama testlerinde bozukluk görülebileceğini belirtiyor. Uzmanlar, hastalık ile ilgili açıklamalarına şöyle devam ediyor: "Hastalığın belirli bir tedavisi yoktur. Kan ve kan ürünlerinin verilmesi gibi destek tedavi yöntemleri uygulanmaktadır. Dr. Gülsemin Güloğlu, kenenin vücuttan çıkartılması için profesyonel yardım gerektiğinin altını çiziyor.
Dr. Gülsemin Güloğlu, "Özel pensetler yardımı ile kene bütün olarak vücuttan çıkartılmaya çalışılmalıdır. Eter veya başka bir anestezik madde kullanılarak kenenin çıkartılması tercih edimemelidir. Kene ısırığı sonrasında hemen koruyucu bir antibiyotik kullanılmaya başlanmasına gerek yoktur. Ancak kişi, ısırık sonrası 10 gün süreyle ateş yüksekliği açısından dikkatle izlenmelidir. Ateş yüksekliği veya başka herhangi bir klinik belirti durumunda zaman kaybedilmeden sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır." dedi.
"Kırım Kongo Kanamalı Ateşi" hastalığının kesin bir tedavi yöntemi olmaması nedeniyle hastalığın kontrolünde korunma faktörlerinin büyük önem taşıdığını belirten uzmanlar, korunma yöntemlerini şu şekilde sıralıyor:
Kırsal alanlarda çalışan ve hayvancılıkla uğraşanlar, pantolon paçalarını çoraplarının içine sokmalı,
Böcek uzaklaştırıcı ilaçlar vücuda veya kıyafetlere uygulanmalı,
Hayvandan kene çıkarmaya çalışırken eldiven kullanılmalı,
Kırsal alanlarda bulunduktan sonra vücut, kene açısından dikkatle incelenmeli,
Vücuda kene yapışması durumunda bir sağlık kuruluşuna başvurulmalı.
Yonca Bayrak
ORGANLAR TSK ‘NIN UÇAKLARI İLE YETİŞTİRİLİYOR
Türk Silahlı Kuvvetleri sahip olduğu araç-gereç ve ekipmanını sadece vatan savunmasına değil, hayat kurtarmak için de kullanıyor.

Son iki yıl içinde 31 hastanın ihtiyaç duyduğu organlar, Türk Silahlı Kuvvetleri'ne ait hava araçlarıyla ulaştırıldı.
Organ naklinde zaman son derece kısıtlı. Organın en kısa sürede hastaya yetiştirilmesi gerekiyor.
Türk Silahlı Kuvvetleri işte bu hastalara ihtiyaç duyduğu organları, askeri hava araçlarını tahsis ederek yetiştiriyor.
Yonca Bayrak
SAĞLIKTA SOSYAL SORUMLULUK 2008 ÖDÜLLERİ
"Sağlıkta Sosyal Sorumluluk 2008 Ödülleri", törenle sahiplerine verildi.

Gerçekleştirilen törende, Sağlıkta Sosyal Sorumluluk Büyük Ödülü, "Sağlık İçin Sağlıklı Süt İçin" projesiyle Tetrapak'a gitti.
Aynı dalda ikincilik ödülü, "Ayışığı Aygaz'dan Sağlık Işığı" projesiyle Aygaz'a; üçüncülük ödülü de tüm ürünlerinin üzerine sigaranın zararlarını anlatan mesajların yazıldığı "Dumansız Nefes" projesiyle Seyitler Kimya'ya sunuldu.
Gecede, Sosyal Sorumluluklarını En İyi Yerine Getiren Sağlık Kuruluşu kategorisinde birincilik ödülünü, "Her Yüzde Bir Mutluluk" projesiyle Sanovel ilaç firması; ikincilik ödülünü, "Kadın Atölyeleri ve Oyuncak Kütüphanesi" projesiyle Actavis ilaç firması; üçüncülük ödülünü de "Türkiyem farket" projesiyle Abbott ilaç firması kazandı.
"Sağlıkta En Başarılı Sivil Toplum Kuruluşu" birincilik ödülüne, "Çok Yaşa Bebek" projesiyle Türkiye Bankalar Birliği'nin layık görüldüğü törende, bu kategoride ikincilik ödülü "Dikkat Bebek Var" projesiyle Türkiye Aile Sağlığı ve Planlaması Vakfı'na; üçüncülük ödülü ise "Kalbinizi Koruyun İçinde Sevdikleriniz Var" projesiyle KVC Risk Platformu'na verildi.
Gecede, Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Koç'un eşi ve Türkiye Aile Sağlığı ve Planlaması Vakfı Başkanı Caroline Koç ile geçen yıl yaşamını yitiren Ankara Güven Hastanesi'nin kurucusu Dr. Aysun Küçükel de "Sağlığa En Fazla Katkıda Bulunan Kişi" ödülüne layık görüldü.
Caroline Koç ve Küçükel'in ödüllerini, kendilerini törende temsil eden kişiler aldı.
Törene, Sağlık Bakanlığı Temel Sağlık Hizmetleri Genel Müdür Yardımcısı Bekir Keskinkılıç, Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Serhat Ünal ve sanatçı Derya Baykal'ın da aralarında bulunduğu çok sayıda davetli katıldı.
Yonca Bayrak
EĞİTİMLİ TÜRKLER ALMANYA'YI TERK EDİYOR
Almanya'nın önde gelen siyasi dergilerinden Der Spiegel uyardı; "Eğitimli Türkler Almanya'yı terk ediyor."
Der Spiegel'e göre, Almanya'da doğup büyüyen ve çok iyi derecede eğitim gören Türkler'in çoğu, "Almanya'da istenmedikleri" duygusuna kapıldıkları için Türkiye'ye ya da İngilizce konuşulan bazı ülkelere gidiyor.

Dergide yayınlanan araştırmaya göre, Almanya'da yüksek eğitim gören Türk asıllıların sayısı yaklaşık 20 bin..
Bu öğrencilerin 3'te 1'inden fazlası eğitimini tamamladıktan sonra Almanya'da kalmak istemiyor.
Dergiye göre, yüksek derecede vasıflı Türk asıllı akademisyenler, Almanya'da istenmedikleri duygusuna sahip oldukları için ülkeyi terk ediyor.
Yazıda, Türkiye'ye çalışmaya giden Türk asıllı Alman vatandaşlarının çoğunun durumlarından memnun oldukları ve bir daha Almanya'ya dönmek istemedikleri belirtildi
Yonca Bayrak
TRASYLOL ADLI KALP İLACI PİYASADAN ÇEKİLİYOR.
Alman Bayer ilaç şirketi, araştırma sonuçlarının olumsuz çıkması üzerine, Trasylol adlı kalp ilacını dünya çapında piyasadan çekme kararı aldı.
Bayer şirketi, Kasım ayında pazarlamasını durdurduğu ilacın piyasadan tümüyle çekilmesini kararlaştırdı.
Şirketin yaptığı araştırmada Trasylol kullanan kalp hastalarında ölüm oranının, diğer kalp ilaçlarını kullanan hastalara göre yüzde 50'den daha fazla olduğu tesbit edildi.
Yonca Bayrak
KADINLARDA MENOPOZ SONRASI YAYGIN OLAN MEME KANSERİ RİSKİ
ABD'de yapılan geniş çaplı bir araştırmanın sonucunda, kadınlarda menopoz sonrası yaygın olan meme kanseri riski ile alkol tüketimi arasında bağlantı kuruldu.

Araştırmayı yapan ekibin lideri Ulusal Kanser Kurumundan Jasmine Lew, yaptığı açıklamada, 184 binden fazla kadından alınan veriler üzerinde yapılan analizlerin, "içmenin yaşlı kadınlar için meme kanseri riskini artırdığını ortaya koyan" üç büyük araştırmadan en büyüğü olduğunu kaydetti.
Günde bir ila iki küçük kadeh alkol alan kadınların memelerinde hormona duyarlı tümör gelişme ihtimalinin yüzde 32 oranında olduğu bulundu. Günde üç ya da daha fazla kadehin ise bu riski yüzde 51 oranında artırdığı belirlendi.
Lew, Amerikan Kanser Araştırmaları Birliği toplantısında araştırma hakkında bilgi verirken, alkolün hangi türü olursa olsun bu riskin apaçık olduğunu ifade etti.
Çalışmalarının sonuçlarının, alkolün östrojen metabolizmasına müdahalesinin kanser riskini artırdığı teorisini doğruladığını belirten Lew, bu konuda kamu sağlığı alanında tavsiyelerde bulunmak için henüz erken olduğunu söyledi. Lew, kadınların, risk faktörlerinin belirlenmesi için doktorlarıyla konuşmaları gerektiğini kaydetti.
Meme kanseri, akciğer kanserinden sonra kadınlarda yaygın olan ikinci öldürücü kanser türünü oluşturuyor. Uzmanlar bu yıl içinde dünyada 1,2 milyon kişide meme kanserinin teşhis edilebileceğini ve bunlardan 500 binin binin hayatını kaybedebileceğini tahmin ediyor.
Yonca Bayrak
GECE ÇALIŞANLARIN KANSER RİSKİNİN DAHA FAZLA OLABİLECEĞİ İDDİA EDİLDİ
Danimarka'da bir grup hemşire, çalışma saatleri yüzünden kansere yakalandıkları iddiasıyla mahkemeye başvurdu.

Gece çalışanların kansere yakalanma riskinin daha fazla olabileceği yönündeki tartışmalar yıllardır sürüyor.
Uluslararası Kanser Araştırmaları Ajansı, geceleri çalışmayı, "muhtemel kanserojen faktörler" listesine eklemeye hazırlandığını duyurdu.
Son araştırmalarda, karanlıkta çalışanların meme ve prostat kanserine yakalanma oranının yüksek olduğu görüldü.
Uzmanlar bağlantının henüz kesin olmadığını vurgulasa da konu mahkemeye taşındı.
Danimarka'da meme kanseri hastası bir grup hemşire, hastalıklarının çalışma saatleriyle ilgili olduğu gerekçesiyle dava açtı.
Uzmanlar, gece çalışanların biyolojik saatlerinin bozulduğunu ve uyku veren melatonin hormonunun düşük olduğunu ifade ediyor. Ancak en kötüsü, hem gece hem gündüz çalışmak... Vücudun bioritmi, asıl o zaman bozuluyor.
Yonca Bayrak
SİGARANIN ALERJİK RAHATSIZLIKLARDA HASTANIN DURUMUNU AĞIRLAŞTIRDIĞI BELİRTİLİYOR.

Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Haluk Türktaş, "Sigara kullanan hastada tedaviden yeterli yanıt alınamaz, hastaneye yatışlar artar. Bu nedenle hangi alerjene bağlı olursa olsun bu hastaların sigara içmemeleri gerekir" dedi.
Türktaş, çevresel alerjenlere bağlı olarak astım, saman nezlesi ve göz alerjisi (konjonktüvit) gibi hastalıkların ortaya çıktığını söyledi.
Ancak, bu hastalıkların söz konusu alerjenlerle her karşılaşan kişide görülmediğini, genetik yatkınlığın da bunda etkili olduğunu anlatan Türktaş, anne veya babasında bu tür rahatsızlığı bulunanlarda astım ve benzeri hastalıkların görülme olasılığının diğer kişilere göre 2-6 kat daha fazla olduğunu bildirdi.
Alerjik hastalıklara genellikle birlikte rastlandığını, toplumda saman nezlesi görülme sıklığının yüzde 20-25, astım görülme sıklığının ise yüzde 6-7 oranında olduğunu ifade eden Türktaş, "Astımlı hastaların yüzde 70'inde saman nezlesi de vardır" dedi.
Alerjiye Neden Olan Alerjenler
Alerjiye genellikle solunum yoluyla alınan alerjenlerin neden olduğunu bildiren Türktaş, ev tozu, güneş görmeyen evlerdeki mantar sporları ve küf mantarları ile hijyeni bozuk evlerdeki hamam böceklerinin başta gelen alerjenler olduğuna dikkati çekti.
Bu alerjenlerin yıl boyunca şikayetlere neden olduğunu kaydeden Türktaş, mevsimsel şikayetlere neden olan alerjenlerin başında ise polenlerin geldiğini bildirdi.
Türkiye'de genellikle çayır çimen polenlerinin alerjiye yol açtığını, ağaç polenlerinin bu konuda "masum" olduğunu vurgulayan Türktaş, ancak, bazı bölgeye özel ağaç türlerinin polen alerjisine neden olabildiğini söyledi.
Türktaş, mevsimsel alerjenlere karşı alerjisi olanların genellikle ilkbahar ve sonbahar aylarında duyarlı hale geldiklerini kaydetti.
Alerjisi Olanlar Sigaradan Uzak Durmalı
Sigaranın alerjik rahatsızlıklarda hastanın durumunun ağırlaşmasına neden olduğunu bildiren Türktaş, "Sigara kullanan hastada tedaviden yeterli yanıt alınamaz, hastaneye yatışlar artar. Bu nedenle hangi alerjene bağlı olursa olsun bu hastaların sigara içmemeleri gerekir. Özellikle çocuklar pasif içicilikten korunmalıdır" diye konuştu.
Alerjik hastalıkların tedavisinin 3 ayağı bulunduğunu anlatan Türktaş, bunun birinci ayağının hastanın eğitimi, ikinci ayağı hastalıktan korunmayı bilmek, üçüncü ayağı ise ilaç kullanımı olduğunu söyledi.
Türktaş, "İlaç tedavisiyle hasta sağlıklı biri gibi yaşamını sürdürebilir. Burada önemli olan hastalığın kontrol altına alınmasıdır. Hastalığı sürekli olanlar ilaçlarını yaşam boyu, mevsimsel olanlar ise rahatsızlıklarının devam ettiği sürece kullanmalıdırlar" diye konuştu.
Uygun tedavi uygulandığında astımın korkulacak bir hastalık olmadığının altını çizen Türktaş, "Astımlı olup olimpiyat madalyası alan sporcular olduğu unutulmamalıdır" dedi.
Yonca Bayrak
DEPRESYON İŞ KAZALARINA SEBEP OLUYOR
Uzman Psikolog Dr. Bülent Budak, günümüzün önemli ruhsal sağlık sorunlarından depresyonun, ciddi anlamda iş kazalarına neden olduğunu söyledi.

Budak, yaptığı açıklamada, "Başta depresyon olmak üzere diğer ruhsal hastalıkları yaşayan çalışanlar, kurumları önemli maddi ve manevi kayıp ve zarara uğratıyor" dedi.
Çeşitli kurum çalışanlarına verdiği terapilerde uyguladığı psikolojik testlerde sıkça karşılaştığı ruhsal sorunun "depresyon" olduğunu ifade eden Dr. Budak, depresyonun, dikkat eksikliği, algı ile konsantrasyon bozukluğu, unutkanlık ve öz denetim sorunlarına yol açarak zihinsel faaliyetleri bozduğunu söyledi.
Bu tür oluşumların ise iş kazalarına, yaralanmalara ve hatta ölümlere yol açtığını bildiren Dr. Budak, "Yoğun çalışma temposu, izin kullanmamak, iş ve özel hayat dengesizliği de depresyonu tetikleyen en önemli nedenler arasında sayılabilir" diye konuştu.
Türkiye'de her yıl binlerce işçi ve çalışanın, iş kazalarında hayatını kaybettiğini ya da sakatlandığını ifade eden Dr. Budak, özellikle bazı iş kollarında, örneğin, inşaat, taşımacılık, metalürji, orman sanayi ve madencilik dallarında, her yıl beş işçiden birinin, kazaya kurban gittiğini kaydetti.
Bu nedenle, iş kazalarının önemli nedenlerinden olan "ruhsal problemlere" dikkati çeken Dr. Budak, "İşverenlerin, iş kazalarının azalması üzücü durumlarla karşılaşılmaması için çalışanlarına düzenli olarak psikolojik destek sağlaması şarttır. Kurumlar, çalışanların psikolojik sağlığının da yerinde olup olmadığını kontrol etmelidir" önerisinde bulundu.
Yonca Bayrak
MANGA CARTA
İngiltere Kralı'nın yetkisini sınırlayan sözleşme olan Magna Carta'nın kopyası Amerikan Ulusal Arşivi'nde sergilenmeye devam edecek.
Bugünkü anayasal düzene ulaşana kadar yaşanılan tarihi sürecin en önemli basamaklarından birisi olan Magna Carta'nın kopyası sahip değiştirdikten sonra yeniden Ulusal Arşiv'e dönüyor.
Dünya tarihinin en önemli belgelerinden kabul edilen Magna Carta'nın, yani Büyük Özgürlükler Sözleşmesi'nin ulaşılan dört kopyasından biri New York'ta yapılan müzayedede 21,3 milyon dolara satılmıştı.
20 yıldır sahibinin izniyle Washington'daki Ulusal Arşiv'de sergilenen 710 yıllık belgeyi satın alan Amerikalı işadamı David Rubenstein, belgeyi yine ödünç vereceğini açıklamıştı.
Rubinstein, Magna Carta'nın Amerika Birleşik Devletleri'nde bulunan tek kopyasını ulusal arşivlerde sergilenmeye devam etmesi için yetkililere teslim etti.
Kralın bazı yetkilerinden feragat etmesini ve hukukun üstünlüğünü kabul etmesini öngören Magna Carta Libartatum yani Büyük Ferman, 1215 yılında İngiltere Kralı ile baronları arasında imzalanmıştı.
Dünyanın ilk yazılı anayasası olarak kabul edilen Magna Carta, insan haklarının İngiliz hukukuna girmesini sağlayan belge olarak tarihi bir önem taşıyor.
Yonca Bayrak
Kanserle mücadelede nanoteknoloji dönemi
Bilimadamları, kanserle mücadelede kemoterapiye alternatif yöntem geliştirdi. Araştırmacılar, nano partikülleri kanserli hücrelerle savaşta kullandı.
Dünyanın en önemli araşt |