suBRosa ANASAYFA                   suBRosa BAŞ YAZI                      suBRosa GÜNCEL                      suBRosa İLANLAR                  suBRosa E-POSTA                   www.huncular.com

 
M E N Ü

Cinler - Büyü

 


Hepsi ve Daha Fazlası İçin www.butunmedyumlar.com sitesini tıklayınız


 

CİNLER

CİNLERLE İNSANLAR EVLENEBİLİRLER Mİ?

CİN'CE YADA CİNLERİN ÖZEL BİR DİLİ VAR MIDIR?


CİNLER

Cinler daha önceki peygamberlerin tebliğlerine de uymuşlardı. Kur'an-ı Kerim'de Ahkaf suresinin ( 46 / 29 - 30 – 31 ) ayetlerinde,

30) < Dediler ki: “ Ey toplumumuz! Biz; Musa'dan sonra indirilen, kendinden öncekini doğrulayan, hakka ve dosdoğruyola ileten bir Kitap dinledik” >

31) “ Ey toplumumuz! Allah'ın davetçisine uyun, ona imanedin ki Allah, günahlarınızdan bir kısmını bağışlasın ve sizi acıklı bir azaptan korusun.”

Anlatıldığı gibi Hz. Musa'ya indirilene iman etmişlerdi. Nitekim sadece Hz. Musa değil daha pekçok peygamberin de tebliğini aldıkları yine En'am suresinde net olarak görülmektedir. (En'am /130) “ Ey cinler ve insanlar topluluğu! İçinizden, size ayetlerimi anlatan ve şu gününüzle yüzyüze geleceğiniz hususunda sizi uyaran resullaer gelmedi mi? ”

Bütün bu ayetlerden anlaşılacağı gibi, Cinler de peygamberlerin tebliğlerini dinlemişlerdir. Ve aralarından bazıları iman etmiş bazıları da inkar etmişlerdir.

Yine Kur'an-ı Kerim'de Cin suresi gayet net olarak açıklamaktadır;

1) De ki “ Cinlerden bir topluluğun dinleyip şunu söyledikleri bana vahyolundu: Gerçekten biz, hayranlık verici bir Kur'an dinledik.”

Yine Kur'an-ı Kerim'de (Neml, Sebe, Fussılet, Saffat.. ) cinler hakkında pek çok bilgi edinmekteyiz.

O halde sorumuza gelelim . İman eden cinler neye iman etmişlerdir?

- Cinler Allah'ın tek yaratıcı olduğuna, onun resulleri olduğuna ve bu resullerin insanlardan olduğuna iman etmişlerdir.Yani iman eden cinler, şeytanın yaptığı gibi yapmamış topraktan ve sudan olanın üstün olduğuna iman ettikleri gibi peygamberlerin de insanlardan olduğuna iman etmişlerdir.

O halde cinler öteki peygamberlerin de bütün tebliğlerine uyarlar mı?

- Dört ayaklı bir masanın bir ayağı kısa olsa nasıl denge olmaz ve o masanın üzerinde bir şey durmazsa, iman da böyledir. İnançlı bir bütünün tamamına inanır. Peygamberlerin tebliğlerine iman eden cinler de ilahi vahyin tamamına iman etmişlerdir.

Fakat insanlar arasında geçen özel meselelerle ilgili ayetler onları bağlamaz (Bakara 222).

Bu konuda bir başka görüş ise şudur. Ayetlerin okunuşlarının bir görünen manaları bir de sır olan manaları vardır ki, onlar bu örtünün altındaki manaya da iman ederler. Böylece bütün vahyi uygulamaları icab eder.

Cinlere, cinlerden peygamber gelmiş midir?

Bu konuda Kur'an-ı Kerim'de net bir cevap bulamıyoruz. (Sadece Enam 130) Oysa daha önceki inançlarda kabul edilen görüş şudur ki, Adem'den önce yeryüzünde cinler yaşamaktaydı. Daha doğrusu insandan önce onlar vardı. Ve cinler nefisli varlıklardı. Yani kavimdiler. Allah'u teala “ biz her kavime bir uyarıcı elçi gönderdik” der. İşte bu yüzden cinlere de cinlerden peygamber gönderildiğine inanılır.

O halde bu peygamberlerin isimleri nelerdir? Veya kitapları nerededir?

Bugün peygamber isimleri olarak söylenen cin isimleri esasen Akadca, Sümerce ve İbranice isimleridir. Ve bunun böyle olduğunu, daha doğrusu bu isimlerin eski inanışlardaki çok tanrıların isimleri olduğunu bunu savunanların bildiklerini sanmıyorum. Bugün büyüde kullanılan isimler de çoğunlukla bu isimlerdir. Yalnız işin bir enteresan tarafıda şudur ki, Eski ve Yeni Dünya'da cin peygamber isimlerinden bazıları ortak isimlerdir.

Süleyman EYÜP

Şubat, 1991

Sayfa Başı


Süleyman EYYÜP'le röportaj:

CİNLERLE İNSANLAR EVLENEBİLİRLER Mİ?

Hande Karlukzade : Cinlerle insanlar evlenebilirler mi? Çocukları olur mu?

Süleyman Eyyüp : Bildiğimiz gibi insanın ham maddesi basitçe söylemek gerekirse su ve topraktır. Oysa cinlerin ise ateştir. Bu sorunun cevabı “insanoğlu sadece kendisi gibi bir insanoğlu ile evlenebilir.” diyeceğim.

Bir de olaya cinsel ilişki boyutundan baksak da farklı bir cevap bulamayız. Çünkü cinsel ilişkide de etten, kemikten, bedenli olana ihtiyaç vardır. Hatta insanlardan bazı sapıklar bazı hayvanlarla da ilişkiye girebilir. Bu çarpık ilişki de bile su ve beden ilişkisi söz konusudur. Oysa bir erkek insan ile bir cin nasıl ilişkiye girebilir ki? Bu hava ile ilişkiye girmek gibi birşeydir.

Ayrıca insanoğlunun üremesi için ALLAH muazzam bir beden yaratmıştır. Ve insan bedeninin bir ısısı mevcuttur. Biliyorsunuz ki bu ısı spermleri öldürür. İşte bu yüzden testisler vücudun dışındadırlar. Birkaç derecelik ısı azlığı bile spermlerin yaşamasını sağlar ancak bu sayede üreyebiliriz.

O halde bir erkek insanla bir dişi cinin ilişkiye girdiğini düşünsek dahi ateşten olanın içinde spermin yaşaması ve tutması düşünülemez.

Hande Karlukzade : Bir kadın insanla erkek cin ilişkiye girebilir mi? Çocukları olur mu?

Süleyman Eyyüp : BU da mümkün olmayan bir konudur. Asla bir kadın bir cinden hamile kalamaz. Yalnız burada bir farklılık söz konusudur. Kadın kendisi ile ilişkiye giriliyor gibi hissedebilir. Vücudunun belli bölgeleri (göğüs, boyun, rahim) darbeye maruz kalıyor hissedebilir. Hatta bu olayı kameralar bile tespit edebilir (Bu olayın tıptaki literatürüne bak.). Fakat bu derecede bile gelişen olayda çocuk olmaz.

Hande Karlukzade : Peki o zaman bu söylentiler nereden kaynaklanıyor?

Süleyman Eyyüp : Bütün bu söylentilerin kaynağı Yahudilerdir. Yahudi inanışına göre (Kitab-ı Mukaddes) Hz. Adem'in ilk karısı dişi cin LİLİTH'dır. Buna inanılır. Yine Kitab-ı Mukaddeste (Süleyman'ın eşi) Belkıs'ın annesinin cinlerden olduğu bahside vardır. Tabi sadece Yahudi inanacında değil diğer öteki inanaçlarda ve mitolojilerde de insanları cinlerle ilişkiye girdiği ve çocuk sahibi olduğu inanacı da vardır.

Hande Karlukzade : Bu olayı yaşadığını söyleyenler ne demek istiyorlar?

Süleyman Eyyüp : Esasında onlar hayallerini ve rüyalarını anlatıyorlar. Gizli İlimlerin içine girip çıkmayı bir türlü başaramayanlar cinlerden eşleri olduğunu söylerler. Bu hadise ekseriyetle şöyle gelişir (……….. ayetlerini ………… isimlerini belli aralıklarla tekrara ettikten sonra ……….oluşları yerine getirilir. Daha sonra temas sağlanır. Uzatmayalım bir güzel cin kadın görünür. Bu kadın ki o erkeğin asla hayal edemeyeceği bir güzelliktedir. Onunla cinsel ilişkiye girerse ki bu rüya halinde olur boşalır. Daha sonra her uyku anında da onunla ilişkiye girmeye çalışır. Ve belgesel gibi belli zamanlarda bu rüyaların devamını görür. Sanki günlük hayatının dışında rüya aleminde bir başka hayatı daha vardır. Çocukları bile olur. Onları görür konuşur.) İşte bu vakkaların yani kazayla Gizli İlimlerin içine girip çıkmayı bir türlü başaramayanları tedavi etmek lazımdır. Modern tıp ilaç ve psikolojik telkinle tedavi de büyük ilerlemeler kaydetmiş olsa da şu an için tam tedavisi mümkün değildir. Ben de böyle birkaç deli iyileştirdiğim kanaatindeyim. Daha doğrusu onlar artık kadın çocuk görmüyor ve kendi işlerine bakıyorlar.

Bir kadın ise rüyasında bir erkek cin görebilir. Onunla yakınlaşır. Ama tam beraber olacağı an uyanır. İşte dediğimiz gibi bunlar hep rüya aleminde olur.

Ben burada ŞIBLİ'nin, İBN ABBAS'ın, MUHİTTİN ARABİ'nin, İMAM MALİK'in görüşlerini size anlatmadım. Çünkü siz bana benim görüşümü sordunuz. Onların da cinlerle cinsel ilişkide çocuk meselesine bakışları aşağı yukarı aynıdır.

Hande Karlukzade : Sayın Süleyman Eyyüp peki ya büyücülükte üremeleri ve çoğalmaları…………?

Süleyman Eyyüp : Bu olayda şeytanlarla toplanılır. İnsanlar birbirleriyle çarpık ve sapık ilişkilere girerler. Belli günler, belli saatler ve lanetlenmiş ortamlarda bazı şekillerin içersinde …………… ama bu konuyu daha fazla anlatmak istemiyorum.

Yavrum! bu konuyu anlatırken bazı satanistler ve yeni yetme masonikler şunu iyi bilmelidirler ki, biz onların gittiği yoldan çoktan geri döndük. Onlar incubi ve üstatları iyi bilir sutcubilerle uğraşıyorlar. Ben ise bu konuyu anlatma ihtiyacı bile duymadım. Kimyanın elementlerini bile anlayamayacak kapasitede olan bit beyinlilere yardımcı olur diye biraz da bu konuyu anlatayım.

Cıvanın sırlarına vakıf olmaya başladıktan sonra (kuledeki Newton gibi) altını öğrenmeye başlayacaklar. Sonra en başa dönüp suyun sırrına vakıf olurlarsa ne demek istediğimi belki anlarlar.

Neyse fazla uzatmayalım kadınlarla cinsel ilişkiye giren cinlere kısaca incubi derler (Yeni dünyada tamnatom, Asya'da huzunn). Bunun Tevrat'ta yeri var mıdır dersek, Tekvin 6/4'de dayandırırlar. Bu konuyu Magdelena Crucia 1515 eylülünde ilk olarak yaşadı (Ve tam 29 yıl 8 ay 11 gün de devam etti). Erkeklerle beraber olanlarına da folletideunde sutcubi pomrad nızzmennet denir………………………………………………

Hande Karlukzade Not: Değerli okuyucularım, Süleyman Eyyüp bu özel sohbetinde Kur'an-ı KERİM inanışı dışındaki inanışları ayrıntılarıyla anlatmıştır. Bu konuyu cadılık bahsinde ayrıntıları ile vereceğimiz için bu bölümde yayınlamıyoruz. Yine Süleyman Eyyüp esasında bu konularla ilgili geçen pek çok ismin ve olayın esasen tuzaklar ve aldatmacalarla dolu olduğunu söylemiştir. Yine sorular esnasında yazılı olarak not tutulmasına izin vermediğinden kaset çözümünde bazı harflerin eksik yada fazla olabileceği belirtmek isterim. Ben tarzı gereği konuşmaları birebir yazıya döktüm. Böyle daha doğal olacağını düşündüm. Bu yüzden diksiyon hataları yapılmış olabilir.

Şubat 1991

Bilinmeyen bir yer

Sayfa Başı


CİN'CE YADA CİNLERİN ÖZEL BİR DİLİ VAR MIDIR?

Öncelikle şunu belirtmeliyim ki, cinlerin bütün türlerinin kendi aralarında veya diğer türlerle anlaşmaları için sese ve özel bir lisana ihtiyaçları yoktur.

Şimdi sorunuza gelirsek, Ademoğullarının cinlerle temasını sağlama yollarından biri olan seslerde de bir takım özellikler vardır. Bu ses sistemi bizim alfabemizle yorumlandığında daha çok sessiz harflerle ifade edilebilecek sesler içerirler. Okunuş şekilleri ise daha önce Amazonlar'ın yaptığı gibi gırtlaktan çıkan sesler şeklindedir. Bu sesler topluluğundan oluşan kelimelere mana verilmeye kalkarsa en yakın diller Akadça veya Köktürkçe, Ural-Altay dil grubunda az da olsa manalandırılabilir.

Büyük olasılıkla bu manası olan kelimeler, Adem'den önce bu türlerin sınırlı sayıda maddeye verdikleri ya da çağrışım yaptıkları (rüzgar sesi, su sesi, ateşin rüzgarla parlaması, ağacın devrilirken sesi, fokurdamalar v.b.) seslerdir.

Bu bir dildir. Ve bu dili yeryüzünde sınırlı sayıda yazabilen ve yazıya aktarabilen, konuşan (kısa cümlelerle) gruplar vardır.

Bu gruplar: a) Cadılar

b) Büyücüler

c) Aradakiler

Süleyman Eyyüp

Sayfa Başı

 

Web_Siteniz_Kurulur Burs_Araniyor Bütün_Tekstilciler En_Iyi_Restaurantlar
Bütün_Yayinevleri Bütün_Cateringler Besiktas_Magazalari Bakirköy_Magazalari
Fatih_Magazalari Sisli_Magazalari Eminönü_Magazalari Kadiköy_Magazalari
Bütün_Anaokullari Bütün_Mobilyacilar Bütün_Kuyumcular
toptan_gidacilar butun_doktorlar yazar_araniyor sariyer_magazalari
tüm çiçekçiler tüm modaevleri butun etlokantaları butun balıkrestaurantları
| Kitap Listemiz | Kitap Yorumu | Yazar Portresi| Köse Yazıları | Politikacılarımız ve Siyasetcilerimiz |
| Ekonomi Bilgileri | Ekonomik Yorum | Ekonomi Tarihi |

| Tarihte Bugün | Tarihi Mekanlar | Tarihi Portreler |

| Sizin için izledik | Sizin için Okuk | Geleneksel Sanatlarımız | Lezzet Mekanları|
| Resmi Yazısmalar | Tarihi Anlasmalar | Toplantılar | Ezoterizm | Occultizm | Hermetizm |
| Alcimizm | Sigil/Semboller | Kehanetler/Öngörüler | Bize Ulasın |
[ana sayfa]
Copyright ® 2003 . www.subrosa.com.tr .   Her hakkı saklıdır.